Mezun AYT Edebiyat Çözümlü Sorular

Sınıf Seçin

Mezun AYT Edebiyat Soruları

Son eklenen soruları keşfedin.

Mezun • AYT Edebiyat
Yunus'un söyleyişi yalın ve açıktır. Erişilmesi neredeyse olanaksız bir yalınlık... Buradaki yalınlık düşünceden çok deyişteki
AYT Edebiyat

Yunus'un söyleyişi yalın ve açıktır. Erişilmesi neredeyse olanaksız bir yalınlık... Buradaki yalınlık düşünceden çok deyişteki

açıklık olarak anlaşılmalıdır. Düşünce olarak tasavvufun nüfuz edilmesi güç tasavvurlarını işlemiştir, onların açıklanması hiç de kolay değildir. Ama bu tasavvurlar öyle açık, öyle yalın ifade edilmiştir ki okuyanı kendine önce bu söyleyiş kıvraklığıyla bağlar. Üstelik bu söyleyiş en sade okurla, en entelektüel okuru aynı ruh birliğinde kuşatır. Yerel genellemelere düşmeksizin evrensel boyutta "işte bu" dedirtir. Bu olağanüstü bir başarıdır. Bizi, bize tanış kılan, dünyayı dil içinde kavrayıp ifade edişimizi bize bütün gücüyle bağışlayan, dilsizken dilimizi veren bir mucize. Bu yüzden ondan sıradan birinden söz eder gibi söz etmeyiz. Bizi bize döndüren bir sırdaşımız gibi, dostumuz gibi söz ederiz. Yunus Emre değil, sadece Yunus deriz. Bu parçada Yunus Emre'yle ilgili aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?
A) En bilgiliyle sıradan bir okuru aynı havada birleştirdiğine
B) Söyleyişinin çoğu insanda görülmeyen bir yalınlıkta olduğuna
C) Evrensel değerlere ulaşmış bir boyuta eriştiğine
D) Dönemini en güzel şekilde Türk insanına anlattığına
E) İnsanı dil evreni içinde yakalayıp etkilediğine

Detayı Gör
(I) Birinci ya da üçüncü tekil şahis anlatıcının romanda kullanılmasının kuşkusuz çok önemli bir ka nedeni, yazara daha öznel
AYT Edebiyat

(I) Birinci ya da üçüncü tekil şahis anlatıcının romanda kullanılmasının kuşkusuz çok önemli bir ka nedeni, yazara daha öznel

olmak şansı vermesinin rar. (II) Benim birinci tekil şahis anlatıyı sevmenin (III) Kahramanın kafta karışıklığını, edimlerinin dü güçlü ifade etme olanağı sağlıyor. (IV) Samimiyeti şünsel temel ya da temelsizliğini, duygularını daha bilemiyorum ama okurun anlatıcıyla özdeşleşmesini de galiba daha bir kolaylaştırıyor. (V) Üçüncü tekil çağrışımı taşıyor sanki. (VI) Öte yandan nesnelik iddiası ya da şahis kullanımı biraz daha nesnellik iddiası ya da ki malzemeye göre her ikisi de iyi tercihler olabilir. (VII) Hatta duruma göre Italo Calvino'nun Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu kitabında yaptığı gibi ikinci tekil şahis kullanmak gibi çılgın denemelere dahi gi- rişebilirsiniz. Bu paragraf iki anlamlı parçaya bölmek istenirsek kaç numaralı yerden bölünebilir?
A) II.
B) III.
C) IV.
D) V.
E) VI.

Detayı Gör
İzmir'i yaşatan edebiyatçıların Nobeli alması da bir ilk değil. 1963 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'ne de layık görülen İsveçli
AYT Edebiyat

İzmir'i yaşatan edebiyatçıların Nobeli alması da bir ilk değil. 1963 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'ne de layık görülen İsveçli

edebiyatçı Yorgo Seferis'in şiirlerinde İzmir çok önemli bir yer tutuyor. Son Nobel Edebiyat Ödülü'nün sahibi İsveçli Şair Tomas Tranströmer de İzmir'i ziyaret edenlerden. 1960'lı yıllarda geldiği İzmir'e hayran kalan şairin burada edindiği izlenimlerle "İzmir Saat Üç" isimli ünlü şiirini yazdığı biliniyor. Şairin Türkçede Hüzün Gondolu ve İzmir Saat Üç isimli kitapları bulunuyor. İlk şiir kitabını 23 yaşında yayımlayan şairin İzmir'e geliş hikâyesi de ilginç. Dünyayı gezmek isteyen şair, Türkiye'yi de tanımak istiyordu. İsveç'te yaşayan Türk şair ve fotoğrafçı arkadaşına durumu anlattı. Program yapıldı. Tranströmer yola çıktı. Türkiye'deki ilk durağı İstanbul oldu. Türk şairer kendisine yakın ilgi gösterdi. Onu bol bol gezdirdiler, akşam yemeklerine götürdüler. Oradan Bursa'ya geçti. Osmanlının görkemlı izlerine tanıklık etti. Derken İzmir'e yolu düştü. Kısa sürede İzmir'e hayran kaldı. İsveç'e dönerken yorgun ama mutluydu. Bu parçada anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) İzmir'de yaşayan sanatçıların çok yönlü olduğu
B) İzmir'i gören Nobel ödüllü sanatçıların çok olduğu
C) Nobel ödülü alan bazı sanatçıların eserlerinde İzmir'in önemli bir yere sahip olduğu
D) İzmir'i gören Nobel ödüllü sanatçıların çok olduğu
E) Bir şehrin sanatçıların şiire ve sanatçılara yakınlık ettiğini ve bu sanatçılara ne denli büyük etkisinin olduğu

Detayı Gör
En büyük televizyon, en hızlı araba, lüks sitelerde evler... Tüketimde sınır yok ve maalesef birçoğumuz bunun farkında değiliz
AYT Edebiyat

En büyük televizyon, en hızlı araba, lüks sitelerde evler... Tüketimde sınır yok ve maalesef birçoğumuz bunun farkında değiliz

. Fakat bir süre sonra aradığımızın bu olmadığının farkına varıyoruz. Gerçekte aradığımız, özlemini duyduğumuz şey kalbimizde ve ona doğru bir yolculuk yapmamız gerekiyor. Yaşadıklarım insanları bu tarafa yönlendirebileceğimi hissettirip beni mutlu ediyor. Bu parçada anlatılanlar, aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık olarak söylenmiş olabilir?
A) İnsanın içe doğru yolculuk yapmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
B) Tüketimin ekonomiye katkısı nasıldır?
C) Televizyonun insan için zararları nelerdir?
D) Bu değişimler motivasyonunuzu nasıl etkiliyor?
E) Tüketimin çevreye zararı olmuyor mu?

Detayı Gör
Son yıllarda yağlar hakkında yapılan tartışmalar yağın zararlı bir besin olarak algılanmasına yol açmıştır. Aslında bu doğru
AYT Edebiyat

Son yıllarda yağlar hakkında yapılan tartışmalar yağın zararlı bir besin olarak algılanmasına yol açmıştır. Aslında bu doğru

değildir. Yağlar yaşamımızı sağlıklı bir şekilde sürdürebilmemiz için, yağda eriyen vitaminleri ve besleyici maddeleri taşır, emilimine yardım eder. Gerekli yağ asitlerinin vücut tarafından alınmasını sağlar. Kan kolesterolünü kontrol altında tutar. Hamilelikte ve bebek doğduktan sonra beyin gelişimine katkıda bulunur. Mideyi yavaş terk ettiğinden doygunluk hissi verir. Bu parça, aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık söylenmiş olabilir?
A) Yağlı yiyeceklerde tat, kişiye göre değişir mi?
B) Yağların tanımlanmasında nasıl bir yanlışlık yapılmıştır?
C) Yağlı insanların yağ tüketimi nasıl olmalıdır?
D) Yiyeceklerdeki yağlar insan sağlığına zararlı mıdır?
E) Beslenmede yağlı yiyecekler ne zaman yenmelidir?

Detayı Gör
Canlıların hayatı "yenilenme" ile devam eder. Yenilenmenin durduğu ve bittiği yerde de ölüm başlar. Orta Asya'da kış mevsiminin
AYT Edebiyat

Canlıların hayatı "yenilenme" ile devam eder. Yenilenmenin durduğu ve bittiği yerde de ölüm başlar. Orta Asya'da kış mevsiminin

uzun ve sert geçtiği yerlerde hayat âdeta durmaktaydı. Böyle bir iklimde yaşayan ve hayvancılıkla geçinen eski Türk topluluklarını için baharın gelmesi ve tabiatın yeniden canlanması, kurtuluş ve âdeta yeniden doğuş demekti. Bundan dolayı Türkler baharın gelişini bir bayram ile kutlamışlardır. Bu kutlamayı da genellikle yeni yılın başlangıcında yapmışlardır. Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Canlıların yenilenmeyle hayatlarını devam ettirmeleri gerekir.
B) Orta Asya'da kış mevsiminin uzun ve sert geçmesi Türk topluluklarını olumsuz etkilemiştir.
C) Türk topluluklarının zorlu koşullarda hayvancılıkla geçinmeleri kolay olmamıştır.
D) Tabiatın canlanması baharın gelmesi kurtuluş anlamına gelir.
E) Zorlu koşullarda bahara bayram yapılarak giriliyordu.

Detayı Gör
(I) Göbeklitepe, bugünün insanları ile o devrin insanlarının aynı düşünce ve davranış modeline sahip olduğunu ortaya koyuyor
AYT Edebiyat

(I) Göbeklitepe, bugünün insanları ile o devrin insanlarının aynı düşünce ve davranış modeline sahip olduğunu ortaya koyuyor

. (II) Keşifler, göçebelikten yerleşik hayata geçerken kentlerden önce tapınakların inşa edildiğini gösteriyor. (III) Göbeklitepe yapılışının ardından bin yıl kadar sonra tonlarca toprak ve çakmak taşları ile tamamıyla gömüldü. (IV) Tarihi MÖ 10 bin yıllarına uzanan, tapınma amaçlı törensel alanlara ait mimari kalıntılar, dikili taşlar ve üzerinde kabartmalı yabani hayvan ve bitki figürlerinin bulunduğu taşlar göz kamaştırıyor. (V) Bölgenin dikkat çeken bir özelliği de gün yüzüne çıkarılan en büyük tapınma alanını barındırması. Bu parçadaki numaralanmış yerlerin hangisine, düşüncenin akışına göre "Tapınağın ne amaçla gömüldüğü de araştırma konuları arasında." cümlesi getirilmelidir?
A) I.
B) II.
C) III.
D) IV.
E) V.

Detayı Gör
Bulunduklarını yere nasıl geldiklerini görmek için, şöhret adamların eylemlerini inceleyin; zarafetlerinin ve yeniliklerinin
AYT Edebiyat

Bulunduklarını yere nasıl geldiklerini görmek için, şöhret adamların eylemlerini inceleyin; zarafetlerinin ve yeniliklerinin

nedenlerini öğrenin; ki birini taklit edip öbüründen kaçınabilesiniz. Hepsinden önemlisi kendilerinden önce ünlü olan ve takdir edilen, başarıyla yaptıkları hâlâ belleklerde yer alan kişileri örnek alan şöhretli adamların davrandığı gibi davranın tıpkı Büyük İskender'in Akhilleus'u ve Sezar'ın da İskender'i taklit ettiğini söylediği gibi. Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Ünlü insanların hayatlarını okumalıyız.
B) Sezar, İskender'i taklit etmiştir.
C) Başarılı insanların çoğu insanlık tarihinin başarı tecrübesinden yararlanmıştır.
D) Birini taklit ederken öbüründen kaçınmalıyız.
E) Ünlü insanların hayatları her zaman taklit edilir.

Detayı Gör
--- Ancak "Sonrası Kalır" adlı kitabı 12 Mart 1971 sonrasının sosyal problemleri ve acılarını yansıtan şiirleri ihtiva eder
AYT Edebiyat

--- Ancak "Sonrası Kalır" adlı kitabı 12 Mart 1971 sonrasının sosyal problemleri ve acılarını yansıtan şiirleri ihtiva eder

. 1977 TDK Şiir Ödülü'nü alan "Ben Ruhi Bey Nasılım"da Ruhi Bey adlı kişi çevresinde ferdin iç dünyasına ait çeşitli görüşleri sergiler. Bu kitaptaki insan, büyük şehrin kalabalığı içinde yalnızdır. Şehirleşmenin getirdiği problemler bu insanın tabii dünyasını bozmuş, onun bir sıkıntıyı derinliğine yaşayan varlık hâline gelmesine sebep olmuştur. Ruhi Bey, kendisini içinde yaşadığı topluma ve geçmişe bağlayan her şey ile çatışmakta, hayatın anlamsızlığını sürdürdüğü yaşama biçimiyle ortaya koymaktadır. Bu kitap, "Tragedyalar ve Umutsuzlar Parkı" ile birlikte düşünülürse Cansever'in işlediği asıl temalar daha iyi anlaşılır. O, geleceği olmayan, hâl ve geçmişle ilişkisini kesmiş büyük şehirde yaşayan varlıklı insanın iç bunalımlarını aksettiren bir şairdir. Parçada anlatılanlar dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi parçanın giriş cümlesi olmalıdır?
A) Şair bazı yapıtlarında toplumsal meseleleri ele almıştır.
B) Şiirle insanın dramını ele alacağına inanarak sosyal problemlere de yer vermiştir.
C) Edip Cansever, şiirlerinde ferdi esas alır.
D) Sanatçı pek çok dergide şiirlerini yayımlamıştır.
E) 1955 sonrası şiirimizde görülen genel değişme içinde yazış tarzı da değişmeye başladı.

Detayı Gör
İ veya cansız, somut veya soyut varlığa nida yoluyla seslenir. (II) Öyle ki şiir incelemelerinde bazen bunları birbirinden
AYT Edebiyat

İ veya cansız, somut veya soyut varlığa nida yoluyla seslenir. (II) Öyle ki şiir incelemelerinde bazen bunları birbirinden

ayırmanın oldukça güç olduğu bilinir. (III) Nidanın da çoklukla tecrî, teşhis-intak, istiare, istifham, tekrir, mecazımürsel gibi sanatlarla iç içe geçtiği görülür. (IV) Klasik Türk şiirinde anlam sanatın iç içe kullanıldığı görülür. (V) Adeta onun yüzünü kendisine çevirmek ya da onu göz önüne getirmek istemektedir. Bu parçadaki anlam bütünlüğünün sağlanması için numaralanmış cümlelerden hangilerinin yer değiştirmesi gerekir?
A) I ile II
B) II ile IV
C) II ile V
D) I ile IV
E) II ile III

Detayı Gör
(I)1970 sonrası Türk hikâyeciliğinin önemli isimlerinden biri hiç kuşkusuz Mustafa Kutlu'dur. (II) Yazar, son hikâye kitabı
AYT Edebiyat

(I)1970 sonrası Türk hikâyeciliğinin önemli isimlerinden biri hiç kuşkusuz Mustafa Kutlu'dur. (II) Yazar, son hikâye kitabı

görü. (III) Kutlu, hikâyeciliğe başlamasından itibaren büyük ilgi ele aldığı konularla gerekse hikâye etme tekniğiyle kendine özgü bir üslup yakalamıştır. (IV) Kendisiyle yapılan bir söyleşide de dile getirdiği üzere, Şark hikâyeciliğine yeni bir yorum getirmek istemektedir. (V)Özellikle, Şark hikâyeciliğindeki "az sözle çok şey anlatma" ve "kissadan hisse" düsturunu hikâyelerinin temelli yapmaktadır. Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
A) I
B) II
C) III
D) IV
E) V

Detayı Gör
Bugünkü eleştirilerde sanat eseri; ister müzik, edebiyat, resim isterse tiyatro veya sinemaya ilişkin olsun sıradan bir ürün
AYT Edebiyat

Bugünkü eleştirilerde sanat eseri; ister müzik, edebiyat, resim isterse tiyatro veya sinemaya ilişkin olsun sıradan bir ürün

olarak ele alınıyor. O ürünün tanıtımı yapılıyor, o ürünü neden almamız gerektiği vurgulanıyor; bir de o ürünü oluşturan kişi veya kişilerin popüler olmasına önem veriliyor. Oysa gerçek eleştiri — Bu parça aşağıdakilerden hangisiyle sürdürülemez?
A) Ünlü yazarları ele almak yerine kıyıda köşede kalan yazarları yazın dünyasına tanıtmaya odaklanmalıdır
B) eserin yazarının tanınıp tanınmamasına bakmadan her yapıtla ilgili tutarlı yargılar ortaya koymaktır
C) eserle okur arasında köprü olan ve okura seçim hakkı tanıyan işlevsel bir etkinliktir
D) eserin reklamını yapmaktan çok, gizlerini açığa çıkaran düşünsel bir etkinlik olmalıdır
E) eserleri derinlemesine inceleyen, ticari kaygıdan uzak, üst düzey bir zihinsel uğraştır

Detayı Gör
Bugünkü eleştirilerde sanat eseri; ister müzik, edebiyat, resim, isterse tiyatro veya sinemaya ilişkin olsun sıradan bir ürün
AYT Edebiyat

Bugünkü eleştirilerde sanat eseri; ister müzik, edebiyat, resim, isterse tiyatro veya sinemaya ilişkin olsun sıradan bir ürün

olarak ele alınıyor. O ürünün tanıtımı yapılıyor, o ürünü neden almamız gerektiği vurgulanıyor; bir de o ürünü oluşturan kişi veya kişilerin popüler olmasına önem veriliyor. Oysa gerçek eleştiri ... Bu parça aşağıdakilerden hangisiyle sürdürülemez?
A) Ünlü yazarları ele almak yerine kıyıda köşede kalan yazarları yazın dünyasına tanıtmaya odaklanmalıdır
B) eserin yazarının tanınıp tanınmamasına bakmadan her yapıtla ilgili tutarlı yargılar ortaya koymaktır
C) eserle okur arasında köprü olan ve okura seçim hakkı tanıyan işlevsel bir etkinliktir
D) eserin reklamını yapmaktan çok, gizlerini açığa çıkaran düşünsel bir etkinlik olmalıdır
E) eserleri derinlemesine inceleyen, ticari kaygıdan uzak, üst düzey bir zihinsel uğraştır

Detayı Gör
Burada, Umberto Eco'nun dile getirdiği, "okurun niyeti" ile "metnin niyeti" arasındaki sınır ve denge gözetilmelidir. I. Edebi
AYT Edebiyat

Burada, Umberto Eco'nun dile getirdiği, "okurun niyeti" ile "metnin niyeti" arasındaki sınır ve denge gözetilmelidir. I. Edebi

eser, muhteva ve anlam yönüyle çeşitli varlık taba­...dan oluşmaktadır. II. Ancak bir teorinin şablon olarak alınıp metne oturtulması yerine, metnin verdiği imkânlarla, teori oluşturma yoluna gidilmelidir. III. Bu hususta çeşitli teoriler ortaya konulmuştur. IV. Aksi takdirde metnin yorumu, okurun "zanlarıyla" ilintili ola­caktır. V. ... Numaralanmış bu cümlelerle anlamlı bir paragraf oluş­tulmak istense hangisi sondan ikinci cümle olur?
A) I
B) II
C) III
D) IV

Detayı Gör
Burada, Umberto Eco'nun dile getirdiği, "okurun niyeti" ile "metnin niyeti" arasındaki sınır ve denge gözetilmelidir. I. Edebi
AYT Edebiyat

Burada, Umberto Eco'nun dile getirdiği, "okurun niyeti" ile "metnin niyeti" arasındaki sınır ve denge gözetilmelidir. I. Edebi

eser, muhteva ve anlam yönüyle çeşitli varlık taba-kalarından oluşmaktadır. 2. III. Açıkçak bir teorinin şablon olarak alınıp metne oturtulması yerine, metnin verdiği imkânlarla, teori oluşturma yoluna gidilmelidir. 3. IV. Bu hususta çeşitli teoriler ortaya konulmuştur. 4. V. Aksi takdirde metnin yorumu, okurun "zanlarıyla" ilintili olacaktır. Numaralanmış bu cümlelerle anlamlı bir paragraf oluşturulmak istense hangisi sondan ikinci cümle olur?
A) I
B) II
C) III
D) IV

Detayı Gör
(I) İnsanlar, yüzyıllar boyunca meydana gelen tabiat olayları karşısında duyduklarını tecessüs neticesinde zihinlerinde beliren
AYT Edebiyat

(I) İnsanlar, yüzyıllar boyunca meydana gelen tabiat olayları karşısında duyduklarını tecessüs neticesinde zihinlerinde beliren

"Neden?", "Niçin?" sorularına aradıkları cevapları, geleneklerde veya dini otoritelerin fikirlerinde bulmuşlardır. (II) Fakat ilk defa Galileo "Boşlukta bütün cisimler aynı hızla düşer?" diye Aristo'nun fikrine itiraz ettiği zaman, kimse ona inanmadı. (III) Mesela maddelerin düşmesi hakkında Aristo'ya sorulan "Ağır maddeler mi yoksa hafif maddeler mi daha hızlı düşer?" sorusuna, yanılmazlığı mutlak sayılan filozof "Ağır maddeler" diye cevap verdiği için yüzyıllarca bu fikir kabul edildi. (IV) Bu cevaplar onları tatmin etmese bile geleneklere ve otoritesaydıkları kimselerin fikirlerine itiraz etmeyi düşünmediklerinden onları aynen kabul ettiler. (V) Çünkü Aristo asla yanlış yapmadı. Bu parçada anlam akışının sağlanması için hangi cümleler yer değiştirilmelidir?
A) I ile III
B) I ile V
C) II ile III
D) II ile IV
E) III ile V

Detayı Gör
Kimya disiplinlerinin bu kadar çok sayıda olması, kimya biliminin öğretilmesi ve kimyanın üretim amaçlı kullanılabilmesi için bu
AYT Edebiyat

Kimya disiplinlerinin bu kadar çok sayıda olması, kimya biliminin öğretilmesi ve kimyanın üretim amaçlı kullanılabilmesi için bu

alanla ilgili farklı meslekleri ortaya çıkarmıştır. Kimya mühendisliği, metalürji mühendisliği, eczacılık, kimyagerlik, kimya öğretmenliği hepsi de kimya ile ilgili mesleklerdir. Kimya mühendisliği; kimya, fizik, matematik, biyoloji, mikrobiyoloji, biyokimya ve ekonomi bilimlerini kullanarak ham maddelerin daha kullanışlı ya da değerli bir forma dönüştürüldüğü prosesleri uygulayan mühendislik dalıdır. Mühendislikte ana dallardan birisi olup her türlü işletmede üretim yapabildiğinden çalışma alanı çok geniştir. Bu parçanın başına düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A) Bugün eczanelerde gördüğümüz binlerce çeşit ilacın hastalıkların tedavisinde kullanılmasının kimya biliminin gelişimi sayesinde olduğu kesindir
B) Kimya sanayisinin gelişimi ile suni gübre, petrokimya ürünleri, boya, sülfrik asit, cila, kozmetik gibi maddeler çok fazla üretilmeye başlanmıştır
C) Günümüzde, petrokimya sanayisinde petrol mühendisleri ve diğer çalışanlar yeni maddeler elde etmek için azimle uğraşmaktadır
D) Günümüzde hafiflik, dayanıklılık, esneklik, ısı ve elektriksel yalıtkanlıkları sebebiyle birçok alanda polimer maddeler kullanılmaktadır
E) Kimyanın uğraş alanlarında ilaç, gübre, petrokimya, arıtım, boya ve tekstil önemli bir yer tutar

Detayı Gör
Sahibinin en mahrem dostu olan, bileğinde nabzının atışına arkadaşlık eden, göğsünün üstünde bütün heyecanlarını paylaşan
AYT Edebiyat

Sahibinin en mahrem dostu olan, bileğinde nabzının atışına arkadaşlık eden, göğsünün üstünde bütün heyecanlarını paylaşan

, özetle onun hararetiyle ısınan ve onu benimseyen yahut masasının üstünde, gün boyu onunla beraber, oldubittisiyle yaşayan saat, ister istemez sahibine benzer, onun gibi düşünmeye ve yaşamaya alışır. Ahmet Hamdi Tanpınar'ın ölümsüz eseri "Saatleri Ayarlama Enstitüsü"nün başkahramanı Hayri İrdal, romanda böyle anlatır saatleri... Bugün zamanı kolunda taşıyan insan, geçmişte bugünün çok ötesine geçen ince bir zevk ve ihtişamı yükledi saatlere de. Bu parçanın anlatımında, aşağıdakilerden hangilerine başvurulmuştur?
A) Açıklama - Betimleme
B) Açıklama - Tanık gösterme
C) Açıklama - Tartışma
D) Öyküleme - Tanık gösterme
E) Benzetme - Karşılaştırma

Detayı Gör
.... Bazı kutsal dağlar almalı dağ olarak geçer. Almatı'nın (Almaata-Almatı) sembolü "elma"dır ve şehrin en yüksek yerinde
AYT Edebiyat

.... Bazı kutsal dağlar almalı dağ olarak geçer. Almatı'nın (Almaata-Almatı) sembolü "elma"dır ve şehrin en yüksek yerinde

mermerden yapılmış kocaman bir elma bulunmaktadır. Uygur Türkleri, elmayı koruyucu bir kuvvet olarak gördüklerinden elma ağacını kötü ruhlu olmayan sihirli ağaçlardan sayarlar. Başkurtlarda çok çocuklu olması istenen kız çocuğuna Almıla adı konur. Kırgızlar, elma ağacının kadınlarda doğurganlığı sağladığına inanırlar. Balkanlarda ve Kafkaslarda, bir elmanın yarısını kız çocuklu bir ailenin, diğer yarısını erkek çocuklu bir ailenin yemesi durumunda o çocuklar doğuştan nikâhlı sayılırlar ve mutlaka evlenmelidirler. Parçanın anlatımı göz önünde bulundurulduğunda, aşağıdakilerden hangisi giriş cümlesi olmaya en uygundur?
A) Halk hekimliğinde elmanın ilaç olarak kullanıldığı görülür.
B) Elmanın mitolojiyle de ilişkisi vardır.
C) Elma, Türk dünyasında bütün zamanlarda destanlar, halk hikâyeleri, masallar, gelenek ve görenekler aracılığıyla ayrıcalıklı bir yer edinmiştir.
D) Türkler dağlara çeşitli isimler vermişlerdir.
E) Asırlar boyu göçebe yaşayan Türk milleti, doğadaki pek çok unsuru inanç sistemiyle birleştirmiştir.

Detayı Gör
Girintili çıkıntılı yapısı, insan bedeni gibi kıvrılan volkanik kayaları ve peribacalarıyla ziyaretçisini büyüleyen bir
AYT Edebiyat

Girintili çıkıntılı yapısı, insan bedeni gibi kıvrılan volkanik kayaları ve peribacalarıyla ziyaretçisini büyüleyen bir

coğrafyanın insana Gaudi'nin Barselona'sını anımsatması, yalnızca benzetilenin değil, benzetmeye konu olan kentin de ne denli çarpıcı olduğunun bir göstergesi elbette. O hâlde aynı benzetmeyi biz de tersinden yapabiliriz rahatlıkla. Barselona'nın insan eline ve zekâsına borçlu olduğu görünüm, Kapadokya'nın doğal güzelliğini yakından bilenlerde esrarengiz bir aşinalık duygusu uyandırabilir pekâlâ. Bu paralellik üzerinden, Goytisolo'nun yaptığı gibi, sanatla doğa arasındaki gizemli ilişkiye dair hoş fikirler de üretilebilir. Bu parçanın anlatımında aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollarından hangisi kullanılmıştır?
A) Tanık gösterme
B) Benzetme
C) Tartışma
D) Karşılaştırma
E) Öyküleme

Detayı Gör