11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı (11) Çözümlü Sorular

Sınıf Seçin

11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı (11) Soruları

Son eklenen soruları keşfedin.

11. Sınıf • Türk Dili ve Edebiyatı (11)
(I) Düşünce tarihinin belki de en önemli belirlemelerinden birisi "Bilgi güçtür." yargısıdır. (II)
Türk Dili ve Edebiyatı

(I) Düşünce tarihinin belki de en önemli belirlemelerinden birisi "Bilgi güçtür." yargısıdır. (II)

İnsanoğlunun bu sözün bilinciyle hareket ettiğini söylemek olanaklıdır. (III) Bu, aklını…

"Gerçeği bulacağım." diye çırpınan bir sanatçı, daracık düşüncelerden sıyrılmak zorundadır." Bu
Türk Dili ve Edebiyatı

"Gerçeği bulacağım." diye çırpınan bir sanatçı, daracık düşüncelerden sıyrılmak zorundadır." Bu

cümlede, I. Ünlü daralması II. Ünlü türemesi III. Ünlü düşmesi ses olaylarından hangisi…

Bireysel başarıyı hedefleyen, egosu yüksek çalışanlara her iş yerinde rastlarsınız. Yıldız
Türk Dili ve Edebiyatı

Bireysel başarıyı hedefleyen, egosu yüksek çalışanlara her iş yerinde rastlarsınız. Yıldız

çalışanlar da denir bunlara. Bu tür çalışanların tek hedefi, kendi bireysel başarılarıdır…

(I) Vücut hareketleriyle ilgili sportif faaliyetlere bütün medeniyetlerin beşiği olarak kabul edilen
Türk Dili ve Edebiyatı

(I) Vücut hareketleriyle ilgili sportif faaliyetlere bütün medeniyetlerin beşiği olarak kabul edilen

Orta Asya ve Anadolu'nun coğrafi bölümlerinde rastlamak mümkündür. (II) Bu bölgelerde…

(I) Yazar; öyküleriyle modern yaşamdan çeşitli sahneler sunan, taşrayı yaşayarak anlatan kentli
Türk Dili ve Edebiyatı

(I) Yazar; öyküleriyle modern yaşamdan çeşitli sahneler sunan, taşrayı yaşayarak anlatan kentli

biridir. (II) Kendini yineleyen değil, sürekli yenileyen bir tutumla yaşamdan kesitler…

Güncel kültürde narsisizm, kişinin kendisini beğenmesi anlamında kullanılır. Hâlbuki narsisizmin
Türk Dili ve Edebiyatı

Güncel kültürde narsisizm, kişinin kendisini beğenmesi anlamında kullanılır. Hâlbuki narsisizmin

bireyin kendini beğenmesinden çok daha fazla anlamı vardır. Bir özellik olabileceği gibi…

Sözcükler, nesnelerin ve duyguların dünyasına bir düzen, bir standart getirir. Bu standartlaşmanın
Türk Dili ve Edebiyatı

Sözcükler, nesnelerin ve duyguların dünyasına bir düzen, bir standart getirir. Bu standartlaşmanın

karşılığı, maddi ya da manevi dünyada yoktur. Çünkü sözcükler, birbirine bağımlı bir…

İnsan, bir şey için uğraştığı zamanlar dışında varoluşundan haz duymaz. Hemen her insan tarafından
Türk Dili ve Edebiyatı

İnsan, bir şey için uğraştığı zamanlar dışında varoluşundan haz duymaz. Hemen her insan tarafından

tecrübe edilen bu durum, doğuştan gelen bir donanımla ilgilidir. Bu donanım, durağan ve…

Çağdaş mimari, duvarları yıkarak mekânlar arasında mümkün olduğu kadar insani temas kurulmasını
Türk Dili ve Edebiyatı

Çağdaş mimari, duvarları yıkarak mekânlar arasında mümkün olduğu kadar insani temas kurulmasını

sağlayacaktı. Ama mekânın kullanımı günümüzde hâlâ totaliter. Nerede ne yapacağımız hatta…

Hastaların sağlık çalışanlarını öfkelendiren davranışları, çoğu zaman hastanın kendi stresiyle baş
Türk Dili ve Edebiyatı

Hastaların sağlık çalışanlarını öfkelendiren davranışları, çoğu zaman hastanın kendi stresiyle baş

etme çabasından kaynaklanır. Çünkü bazı hastalar, hastalığın ya da hastalık tehdidinin…

Aşağıdaki parçalardan hangisi "Günde ortalama yüz yüz elli adet saç telinin dökülmesi neden normal
Türk Dili ve Edebiyatı

Aşağıdaki parçalardan hangisi "Günde ortalama yüz yüz elli adet saç telinin dökülmesi neden normal

kabul ediliyor?" sorusuna cevap vermektedir?

Evet. Bunu birtakım verilere dayanarak söyleyebiliyoruz. Karanfil ile ilgili yürütülen çalışmalarda
Türk Dili ve Edebiyatı

Evet. Bunu birtakım verilere dayanarak söyleyebiliyoruz. Karanfil ile ilgili yürütülen çalışmalarda

ortaya çıkan bir bulgu da karanfilde kuvvetli antioksidan etkisinin bulunması. Bu…

Öncelikle ilk tespit yanlış. Depremler sandığınızdan daha sık görülür. Büyük depremler bile. Tabii
Türk Dili ve Edebiyatı

Öncelikle ilk tespit yanlış. Depremler sandığınızdan daha sık görülür. Büyük depremler bile. Tabii

büyük depremler ancak yerleşim yerlerini vurduğu zaman dikkat çekiyor. Bizdeki bu yanlış…

16 ve 17. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız. (I) Kelebekler ile güveler, aralarında
Türk Dili ve Edebiyatı

16 ve 17. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız. (I) Kelebekler ile güveler, aralarında

belirgin farklar olduğu için, sınıflandırılırken ayrı sınıflandırılır. (II) Kelebeklerin…

Yalnızca bu görsel ve açıklamalardan yola çıkılarak; I. Bir fonksiyonu olan, belli bir uzunluktaki
Türk Dili ve Edebiyatı

Yalnızca bu görsel ve açıklamalardan yola çıkılarak; I. Bir fonksiyonu olan, belli bir uzunluktaki

DNA parçaları "gen"i oluşturur. II. Uzunluğu 2 m'den fazla olan DNA, histon proteinine…

16 ve 17. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız. (I) Kelebekler ile güveler, aralarında
Türk Dili ve Edebiyatı

16 ve 17. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız. (I) Kelebekler ile güveler, aralarında

belirgin farklar olduğu için, sınıflandırılırken ayrı sınıflandırılır. (II) Kelebeklerin…

I. Geçmişte yaşamış ünlü ressamlar, resimlerini yaparken genellikle yağlı boya kullanırdı. II. Bu
Türk Dili ve Edebiyatı

I. Geçmişte yaşamış ünlü ressamlar, resimlerini yaparken genellikle yağlı boya kullanırdı. II. Bu

sayede ressamlar acele etmeden çalışabiliyordu. III. Hatta resimlerinin boyadıkları bir…

Sosyal ağlar, mobil uygulamalar ile uyumlu oldukları ve mobil telefonlar aracılığıyla da
Türk Dili ve Edebiyatı

Sosyal ağlar, mobil uygulamalar ile uyumlu oldukları ve mobil telefonlar aracılığıyla da

kullanılabildikleri için, esnek ve kullanıcı dostu araçlardır. Bu nedenlerle günümüzde…

Aşağıdaki cümlelerden hangisi bir paragrafın son cümlesi olmaya diğerlerine göre daha uygundur?
Türk Dili ve Edebiyatı

Aşağıdaki cümlelerden hangisi bir paragrafın son cümlesi olmaya diğerlerine göre daha uygundur?

Sarı yağmur incecik, ışığın üstüne yağan başka bir ışık gibi iniyordu. Yerler, ince yağmuru buradan
Türk Dili ve Edebiyatı

Sarı yağmur incecik, ışığın üstüne yağan başka bir ışık gibi iniyordu. Yerler, ince yağmuru buradan

alıp hızla az öteye döküveriyordu. Kuşlar boyunlarını içlerine çekmişler, tüyleri domur…