Tanrı buyurduğu için babam İlteriş Kağan ile anam İlbilge Hatun'u göğe kaldırmış. Babam Kağan on yedi erle birlikte halkı

Tanrı buyurduğu için babam İlteriş Kağan ile anam İlbilge Hatun'u göğe kaldırmış. Babam Kağan on yedi erle birlikte halkı toplamış. Halkı toplayıp il tutmuş, töre koymuş. Türk halkı için gece uyumamış, gündüz oturmamış. Kızıl kanımı, kara terimi akıtmış. Halkı için çalışmış. Türk halkını öylece besleyip büyütmüş. Aç halkı doyurmuş, çıplak halkı giydirmiş. Az halkı çok etmiş, yoksul halkı zengin etmiş. Türk halkını öylece düzene sokmuş. İlini, töresini bırakmamış. Babam Kağan öylece çalışıp öylece il tutmuş, töre koymuş. Bilge Kağan Yazıtı'ndan alıntılanan bu parçadan yola çıkıldığında Göktürklerle ilgili, I. Kağanların gücünün meşru kaynağı nedir? II. Farklı inançlara karşı nasıl bir tutum sergilenmiştir? III. Toplumsal düzenin korunmasında kanunlara yer verilmiş midir? sorularından hangilerinin cevabına ulaşılabilir?
A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) Yalnız III
D) I ve III
E) I, II ve III

Tanrı buyurduğu için babam İlteriş Kağan ile anam İlbilge Hatun'u göğe kaldırmış. Babam Kağan on yedi erle birlikte halkı
✓ Doğru cevap
D) I ve III

Öğretmenin Çözümü

İnkılap Öğretmeni · Tahta öğretmen çözümü

Çözümün yazılı anlatımı

Metindeki "töre kaymuş", "ilini, töresini bırakmamış" gibi ifadeler, Türk devlet ve toplum yapısındaki yazısız da olsa bağlayıcı olan hukuk kurallarına/kanunlara işaret eder. Eski Türklerde hukuk ve toplumsal düzen "töre" ile sağlandığı için bu ifadeler kanunun, düzenin töre vasıtasıyla sağlandığını doğrular.

Benzer Sorular

Platon, varlıkları görünüş ve gerçeklik ayrımı olmak üzere farklı iki düzeyde ele alır. Ona göre
Platon, varlıkları görünüş ve gerçeklik ayrımı olmak üzere farklı iki düzeyde ele alır. Ona göre

duyularımızla algıladığımız her şey görünüş dünyasına aittir. Gerçeklik ise akılla…

Devletçilik; ekonomik gücü yetersiz, geri kalmış bir toplumun ulusal kaynaklarını harekete geçirerek
Devletçilik; ekonomik gücü yetersiz, geri kalmış bir toplumun ulusal kaynaklarını harekete geçirerek

gelişmiş bir sanayi toplumunun oluşturulmasına devletin öncülük etmesidir. Buna göre I…

"Uygur şehrinde pek çok evler, kuleler ve bahçeler vardır. Uygurlar; zeki, doğru karakterli ve
"Uygur şehrinde pek çok evler, kuleler ve bahçeler vardır. Uygurlar; zeki, doğru karakterli ve

namuslu insanlardır. Altın, gümüş, bakır ve demirden yapılan eşyalar ile vazo ve çanak…

Gaziantep şehri Antik Çağ'da, Roma ve Bizans döneminde "Ayıntap" olarak bilinirdi. Bu isim, zamanla
Gaziantep şehri Antik Çağ'da, Roma ve Bizans döneminde "Ayıntap" olarak bilinirdi. Bu isim, zamanla

halk arasında "Antep" şekline dönüşerek kullanılageldi. Gaziantep'in eski adı olan…

İslamiyet öncesi Türk devletlerinde yılda üç kez boy beyleri, hanedan üyeleri ve komutanların
İslamiyet öncesi Türk devletlerinde yılda üç kez boy beyleri, hanedan üyeleri ve komutanların

katılımı ile kurultay meclisi toplanırdı. Kurultayda kağana yardımcı olmak adına…

Tarihçi Beyhakî eserinde Gazneli Sultan Mesud Dönemi'nde Gaznelilerin en önemli bölgesi olan
Tarihçi Beyhakî eserinde Gazneli Sultan Mesud Dönemi'nde Gaznelilerin en önemli bölgesi olan

Horasan'ın; Nesâ, Serahs ve Dandanakan savaşlarıyla birlikte Selçukluların eline geçtiğini…

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti'nin XIV. yüzyılda kısa sürede gelişmesinde etkili olan
Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti'nin XIV. yüzyılda kısa sürede gelişmesinde etkili olan

durumlardan biri değildir?

Halkçılık, kişilerin dil, din, mezhep, ırk, cinsiyet ve siyasi görüş farkı gözetilmeksizin kanunlar
Halkçılık, kişilerin dil, din, mezhep, ırk, cinsiyet ve siyasi görüş farkı gözetilmeksizin kanunlar

önünde eşit olması ve halkın devlet için değil, devletin halk için var olmasıdır. Buna…

Tarihte, sürekli görülen hiçbir şey değişikliğin etkisinden kurtulamaz. Ne kadar birdenbire ve
Tarihte, sürekli görülen hiçbir şey değişikliğin etkisinden kurtulamaz. Ne kadar birdenbire ve

şiddetli olursa olsun hiçbir değişiklik de dün ile bugün arasındaki sürekliliği bozamaz…

Mustafa Kemal Paşa, 22 Eylül 1922'de Kâzım Karabekir Paşa'ya çektiği telgrafta "Pek kuvvetli
Mustafa Kemal Paşa, 22 Eylül 1922'de Kâzım Karabekir Paşa'ya çektiği telgrafta "Pek kuvvetli

olmamıza rağmen siyasette de pek hesaplı ve mutedil bulunuyoruz... İngilizleri yalnız…