Mustafa Kemal Paşa, 22 Eylül 1922'de Kâzım Karabekir Paşa'ya çektiği telgrafta "Pek kuvvetli olmamıza rağmen siyasette de pek

Mustafa Kemal Paşa, 22 Eylül 1922'de Kâzım Karabekir Paşa'ya çektiği telgrafta "Pek kuvvetli olmamıza rağmen siyasette de pek hesaplı ve mutedil bulunuyoruz... İngilizleri yalnız bırakmak için mesai sarf edilmektedir. Ordularımız İstanbul ve Çanakkale'ye ilerlemektedir. Her durumda meseleyi siyasetle halletmeyi tercih etmekteyiz ve ona göre idare ediyoruz." ifadelerini kullanmıştır. Mustafa Kemal Paşa'nın bu ifadeleri dikkate alındığında I. uzlaşmaya ve müzakereye açık bir politika izlediği, II. Boğazların bulunduğu bölgeleri ele geçirmeyi hedeflediği, III. yabancı devletlerden gelecek askerî yardımları beklediği çıkarımlarından hangilerine ulaşılabilir?
A) Yalnız I
B) I ve II
C) I ve III
D) II ve III
E) I, II ve III

Mustafa Kemal Paşa, 22 Eylül 1922'de Kâzım Karabekir Paşa'ya çektiği telgrafta "Pek kuvvetli olmamıza rağmen siyasette de pek

Öğretmenin Çözümü

İnkılap Öğretmeni · Tahta öğretmen çözümü

Çözümün yazılı anlatımı

1: metinde geçen meseleyi siyasetle çözmeyi tercih etme ve mutedil olma sözleri barışçıl yolların arandığını gösteriyo yani bu durum ulaşılan bi çıkarım oluyo 2: orduların istanbul ve çanakkaleye doğru ilerlediğinin söylenmesi boğazlar bölgesini kurtarma amacını net bi şekilde ortaya koyuyo yani bu durum ulaşılan bi çıkarım oluyo 3: türk ordusunun zaten çok güçlü olduğu ve ingilizleri yalnız bırakmaya çalışıldığı anlatılıyo ama dışarıdan yardım beklendiğine dair hiçbir şey bulunmuyo yani bu durum ulaşılan bi çıkarım olmuyo doğru cevap b

Benzer Sorular

Platon, varlıkları görünüş ve gerçeklik ayrımı olmak üzere farklı iki düzeyde ele alır. Ona göre
Platon, varlıkları görünüş ve gerçeklik ayrımı olmak üzere farklı iki düzeyde ele alır. Ona göre

duyularımızla algıladığımız her şey görünüş dünyasına aittir. Gerçeklik ise akılla…

Devletçilik; ekonomik gücü yetersiz, geri kalmış bir toplumun ulusal kaynaklarını harekete geçirerek
Devletçilik; ekonomik gücü yetersiz, geri kalmış bir toplumun ulusal kaynaklarını harekete geçirerek

gelişmiş bir sanayi toplumunun oluşturulmasına devletin öncülük etmesidir. Buna göre I…

"Uygur şehrinde pek çok evler, kuleler ve bahçeler vardır. Uygurlar; zeki, doğru karakterli ve
"Uygur şehrinde pek çok evler, kuleler ve bahçeler vardır. Uygurlar; zeki, doğru karakterli ve

namuslu insanlardır. Altın, gümüş, bakır ve demirden yapılan eşyalar ile vazo ve çanak…

Gaziantep şehri Antik Çağ'da, Roma ve Bizans döneminde "Ayıntap" olarak bilinirdi. Bu isim, zamanla
Gaziantep şehri Antik Çağ'da, Roma ve Bizans döneminde "Ayıntap" olarak bilinirdi. Bu isim, zamanla

halk arasında "Antep" şekline dönüşerek kullanılageldi. Gaziantep'in eski adı olan…

İslamiyet öncesi Türk devletlerinde yılda üç kez boy beyleri, hanedan üyeleri ve komutanların
İslamiyet öncesi Türk devletlerinde yılda üç kez boy beyleri, hanedan üyeleri ve komutanların

katılımı ile kurultay meclisi toplanırdı. Kurultayda kağana yardımcı olmak adına…

Tarihçi Beyhakî eserinde Gazneli Sultan Mesud Dönemi'nde Gaznelilerin en önemli bölgesi olan
Tarihçi Beyhakî eserinde Gazneli Sultan Mesud Dönemi'nde Gaznelilerin en önemli bölgesi olan

Horasan'ın; Nesâ, Serahs ve Dandanakan savaşlarıyla birlikte Selçukluların eline geçtiğini…

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti'nin XIV. yüzyılda kısa sürede gelişmesinde etkili olan
Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti'nin XIV. yüzyılda kısa sürede gelişmesinde etkili olan

durumlardan biri değildir?

Tanrı buyurduğu için babam İlteriş Kağan ile anam İlbilge Hatun'u göğe kaldırmış. Babam Kağan on
Tanrı buyurduğu için babam İlteriş Kağan ile anam İlbilge Hatun'u göğe kaldırmış. Babam Kağan on

yedi erle birlikte halkı toplamış. Halkı toplayıp il tutmuş, töre koymuş. Türk halkı için…

Halkçılık, kişilerin dil, din, mezhep, ırk, cinsiyet ve siyasi görüş farkı gözetilmeksizin kanunlar
Halkçılık, kişilerin dil, din, mezhep, ırk, cinsiyet ve siyasi görüş farkı gözetilmeksizin kanunlar

önünde eşit olması ve halkın devlet için değil, devletin halk için var olmasıdır. Buna…

Tarihte, sürekli görülen hiçbir şey değişikliğin etkisinden kurtulamaz. Ne kadar birdenbire ve
Tarihte, sürekli görülen hiçbir şey değişikliğin etkisinden kurtulamaz. Ne kadar birdenbire ve

şiddetli olursa olsun hiçbir değişiklik de dün ile bugün arasındaki sürekliliği bozamaz…