Genç ozan açısından şiir yayımlamada dergilerin, yayınevlerinden daha duyarlı olduğunu hatta daha cömert olduklarını düşünüyorum. Ancak yayınevlerinin tavrını da bir duyarsızlık olarak anlamamak gerektiğine inanıyorum. Önceleri bu durumu anlamakta sıkıntı çekiyordum ancak yayıncılık yapmaya başladıktan sonra anladım bunun öyle yanlışlık olmadığını. Çünkü bu ülkenin okuru şiir konusunda henüz hazır ve anlamak istediğimiz ölçüde donanımlı değil ne yazık ki. Durum böyle olunca, yayıncı şiir kitabı yayımlamak konusunda kararsız kalıyor ya da bunu tamamen reddediyor. Bir başka açıdan yayıncı açısından her kitap bir yatırım anlamı taşıyor ve duygusallıktan kurtulacak kadar cesurlaşacaksa bir artı değer ürünü olarak anlam kazanıyor. Dolayısıyla kazanca dönüşmeyen hiçbir ürün, ticari amaçla yatırım yapan için hiç de albenili bir öneme sahip olamıyor. "Bu durum ne zamana kadar böyle devam ediyor?" sorusunun yanıtı ise şairin ünlü ve hatırı sayılır ölçüde, kitap satış tirajları yükselen biri olmasıyla sonlanabiliyor ancak. Ürkütücü ancak gerçek bu. Yaşamın kendisi yani, şiirsel düşlem değil. Çünkü bu, bir arz-talep sorunsalı ve sorunlu olan üreten değil; üretimi yönlendiren güçlerin esir aldığı toplumsal bilinç/bilinçsizlik. Bu parçaya göre "şiir yayımlanmasıyla" ilgili "çekincelerin" ortaya çıkmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
A) Yayınevlerinin cesur davranmaması
B) Öteki yazın türlerinin ilgi görmesi
C) Şairlerin niteliksiz ürünler ortaya koyması
D) Okurların duyarsız olması
E) Değişen koşulların beğenileri de değiştirmesi