Cahit Sıtkı Tarancı, edebiyatımızda şair sıfatını tam olarak karşılayan bir isimdir. Şairin isminin önüne geçmiş "Otuz Beş Yaş"

Cahit Sıtkı Tarancı, edebiyatımızda şair sıfatını tam olarak karşılayan bir isimdir. Şairin isminin önüne geçmiş "Otuz Beş Yaş" şiiri, edebiyatla uzaktan yakından ilgilenen herkesin aşinalığını kazanmış bir şiirdir. Şiir dili olarak son derece sade bir dili tercih eden Cahit Sıtkı, öyküde süslü bir dil kullanmıştır. Kitabı yayına hazırlayanlar, öykülerin orijinal haline dokunmak istememiş̧ler ve dil sorununun kitabın arkasına bir sözlük koyarak çözmeye çalışmışlar. Öykü ve şiirlerini yazdığı yıllar neredeyse aynı zamanlara rastlıyor. 1937-1957 arasında yazmaya yoğunlaşan Cahit Sıtkı'nın şiirle öyküyü bir arada götürdüğü anlaşılmaktadır yani birçok şairin ya da yazarın yaptığı gibi bir türü bırakıp diğerine geçmemiş, iki türün örneklerini de aynı zamanda vermeye devam etmiş. Bu metinden hareketle Cahit Sıtkı için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Cahit Sıtkı, öyküde konuşma dilinden uzak bir dil tercih etmiştir.
B) Cahit Sıtkı, hâlâ bilinen şairler arasında olmayı sürdürmektedir.
C) Cahit Sıtkı, şiir ve öykülerinde aynı sese sahip aynı özden seslenmektedir.
D) Cahit Sıtkı, edebiyatımızda daha çok şair kimliğiyle tanınır.

Cahit Sıtkı Tarancı, edebiyatımızda şair sıfatını tam olarak karşılayan bir isimdir. Şairin isminin önüne geçmiş "Otuz Beş Yaş"

Öğretmenin Çözümü

Türkçe Öğretmeni · Tahta öğretmen çözümü

Çözümün yazılı anlatımı

Soru (Türkçe - 8. Sınıf): Metinden hareketle hangisi söylenemez? Metnin özeti (ana bilgi): • Cahit Sıtkı Tarancı, edebiyatımızda "şair" sıfatını tam karşılayan • "Otuz Beş Yaş" şiiriyle çok tanınmıştır, herkesçe bilinen bir şiir • Şiirde dili çok sade; öyküde ise süslü bir dil kullanmıştır. • Kitabı yayıma hazırlayanlar, öykülerinin dil sorununun sözlük ek • 1937-1957 arasında yazmaya yoğunlaşmıştır; şiir ve öyküyü b Şıklar:
A) Cahit Sıtkı, öyküde konuşma dilinden uzak bir dil tercih ed
B) Cahit Sıtkı, hâlâ bilinen şairler arasında olmayı sürdürmek
C) Cahit Sıtkı, şiir ve öykülerinde aynı sese sahip aynı özden su
D) Cahit Sıtkı, edebiyatımızda daha çok şair kimliğiyle tanınm Çözüm (Adım adım): Adım 1) Soru kökü "söylenemez" diyor → metne AYKIRI olanı bu Adım 2) Metinde: "şiir dili olarak son derece sade" ifadesi var. Adım 3) Metinde: "öyküde süslü bir dil kullanmıştır" ifadesi va Adım 4) Süslü dil = konuşma dilinden uzak olabilir → A şıkkı m Adım 5) Metinde "Otuz Beş Yaş ... herkesın aşinalığını kazanmış Adım 6) Metinde "şair sıfatını tam olarak karşılayan" deniyor → Adım 7) C şıkkı "şiir ve öykülerinde aynı ses/aynı öz" diyor. Adım 8) Oysa metin , iki türde dilin farklı olduğunu söylüyor; ş Adım 9) Dil/üslup farkı1ığı varken "aynı sesle seslenir" çıkarım Adım 10) Bu yüzden metne göre söylenemeyen şık C'dir. Kontrol-1: Metinde açıkça şiir dili sade, öykü dili süslü denmiş Kontrol-2: "Aynı ses/aynı öz" ifadesi metinde var mı? → Hayır, ç Cevap: C Not: "söylenemez" sorularında metinde geçmeyen yoruma dikkat!

Benzer Sorular

Herhangi bir bilim, sanat, spor ya da meslek dalına özgü kavramları karşılayan sözcüklere terim
Herhangi bir bilim, sanat, spor ya da meslek dalına özgü kavramları karşılayan sözcüklere terim

anlamlı sözcükler denir. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde terim anlamlı bir sözcük…

Bir grup araştırmacı, arkeolojik kazı yapmaktadır. Kazı yaptıkları bölgede hüküm sürmüş Casca
Bir grup araştırmacı, arkeolojik kazı yapmaktadır. Kazı yaptıkları bölgede hüküm sürmüş Casca

Tuscon ve İnka medeniyetlerinin işledikleri madenler, yetiştirdikleri tarım ürünleri ve…

(I) Bizim için önemli olan şeyler üzerindeki sınırlı kontrolümüz sebebiyle her zaman savunmasızız
(I) Bizim için önemli olan şeyler üzerindeki sınırlı kontrolümüz sebebiyle her zaman savunmasızız

aslında. (II) Belki çocuklarınızın iyi geçinmesini, patronunuzun bu kadar eleştirel olmayı…

Halk edebiyatı şiir türlerinden biri olan mâni, kendine özgü bir gelenek içinde söylenir. Mânilerde
Halk edebiyatı şiir türlerinden biri olan mâni, kendine özgü bir gelenek içinde söylenir. Mânilerde

Anadolu insanının düşü ce yapısının, beğenisinin, dertlerinin, ortak kültürünün…

Istırap, yaşamın dokusundaki sökülmez ipliктir ve onu söküp atmaya çalışmak sadece olanaкsız değil
Istırap, yaşamın dokusundaki sökülmez ipliктir ve onu söküp atmaya çalışmak sadece olanaкsız değil

aynı zamanda yıkıcıdır da. Onu söküp atmaya çalışırken tüm kumaşı yırtarsınız. Istıraptan…

Zarf-fiiller, fiillere getirilen belirli eklerle türetilen ve fiil anlamını koruduğu hâlde cümlede
Zarf-fiiller, fiillere getirilen belirli eklerle türetilen ve fiil anlamını koruduğu hâlde cümlede

zarf görevinde kullanılan sözcüklerdir. Örneğin "Çocuk, koşarken düştü." cümlesinde…

I. Ocaktaki tencere fokur fokur kaynamaya başladı. II. Hayvanat bahçesindeki aslanın kükremesi
I. Ocaktaki tencere fokur fokur kaynamaya başladı. II. Hayvanat bahçesindeki aslanın kükremesi

çocukları korkuttu. III. Kardeşim, grip olduğu için sürekli hapşırıyordu. IV. Yan odada…

Okumanın yaşamımızdaki yerini belirtmeye çalışanlar özellikle onun öğrenmenin temel aracı olduğunu
Okumanın yaşamımızdaki yerini belirtmeye çalışanlar özellikle onun öğrenmenin temel aracı olduğunu

insanı öteki insanların gözlem ve yaşantılarından yararlandırarak, onların dünyasına…

Aşağıdaki ikilemelerden hangisi zıt anlamlı sözcüklerle oluşturulmuştur?
Aşağıdaki ikilemelerden hangisi zıt anlamlı sözcüklerle oluşturulmuştur?
Buna göre aşağıdakilerin hangisinde ruhsal betimleme vardır?
Buna göre aşağıdakilerin hangisinde ruhsal betimleme vardır?