İslamiyet öncesinde çocuk edebiyatı ürünleri olarak tekerleme, ninni, bilmece, masal, efsane, destan, mâni, şiir gibi yerel

İslamiyet öncesinde çocuk edebiyatı ürünleri olarak tekerleme, ninni, bilmece, masal, efsane, destan, mâni, şiir gibi yerel edebiyat ürünleri kullanılırken İslamiyet'in Türkler arasında yayılmasıyla pendname, nasihatname, cengname, gazavatname, Binbir Gece Masalları, mesnevi gibi Arap ve Fars edebiyatı ürünlerinden de yararlanılmaya başlanmıştır. Ülkemizde 19. yüzyılın ikinci yarısından sonra çocuk edebiyatına yönelik Avrupaî tarzda eserler görülmektedir. Edebiyatımızda çocuğa yönelik ilk yapıt Tanzimat Dönemi'nden önce Nâbi'nin oğlu Mahmut'a yaşam ve toplum anlayışıyla ilgili öğüt verdiği "Hayriye" adlı mesnevisidir. Tanzimat Dönemi'nde ise Şinasi, Ziya Paşa, Muallim Naci ve Ahmet Rasim; çocuğa edebiyat yoluyla ulaşmaya çalışan isimler olmuştur. Şinasi, La Fontaine fabllarına benzeyen manzum öyküstyle bu dönemde dikkati çeken yazardır. Bu metinden aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?
A) Şinasi, La Fontaine fabllarından yaptığı çevirilerle çocuk edebiyatına katkı sağlamıştır.
B) Ülkemizde 1850'lerden sonra Avrupa etkisi çocuk edebiyatımızda görülmeye başlamıştır.
C) Nâbi'nin "Hayriye" adlı eseri, edebiyatımızda çocuğa yönelik ilk eser olarak gösterilebilir.
D) Tanzimat Dönemi'nde birden çok yazar ve şair, çocuk edebiyatı ile ilgilenmeye başlamıştır.

İslamiyet öncesinde çocuk edebiyatı ürünleri olarak tekerleme, ninni, bilmece, masal, efsane, destan, mâni, şiir gibi yerel

Öğretmenin Çözümü

Türkçe Öğretmeni · Tahta öğretmen çözümü

Çözümün yazılı anlatımı

Paragrafta Yardımcı Düşünce - Soru Çözümü Soru: Bu metinden aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz? Metnin özü: • İslamiyet öncesi: tekerleme, ninni, bilmece, masal vb. • İslamiyet sonrası: Arap-Fars etkisi (pendname, mesnevi vb.) • 19. yy ikinci yarısı: Avrupa tarzı eserler görülür. • Çocuğa yönelik ilk yapıt: Nabi - "Hayriye" (Tanzimat öncesi). • Tanzimat'ta: Şinasi, Ziya Paşa, Muallim Naci, Ahmet Rasim... • Şinasi: La Fontaine fabllarına benzeyen manzum öyküsüyle dikkat çeker. Adım 1: "Ulaşılamaz" demek, metinde açıkça yok ya da çıkarım yapılamaz demektir. Adım 2: Şıkları tek tek metinle karşılaştıralım. Adım 3 (A): "Şinasi, La Fontaine fabllarından yaptığı çevirilerle..." Metin: "La Fontaine fabllarına benzeyen manzum öyküsüyle..." diyor. Yani çeviri yaptığı söylenmiyor; sadece benzetme var. Bu yüzden A metinden çıkarılamaz. Adım 4 (B): "1850'lerden sonra Avrupa etkisi görülmeye başlamıştır." Metin: "19. yüzyılın ikinci yarısından sonra..." 19. yüzyılın ikinci yarısı ≈ 1850 sonrası demektir. → B'ye ulaşılır. Adım 5 (C): "Nabi'nin 'Hayriye' adlı eseri ilk eser..." Metin bunu doğrudan söylüyor: "çocuğa yönelik ilk yapıt ... 'Hayriye'". → C'ye ulaşılır. Adım 6 (D): "Tanzimat'ta birden çok yazar/şair ilgilenmiştir." Metin birçok isim sayıyor: Şinasi, Ziya Paşa, Muallim Naci, Ahmet Rasim... → D'ye ulaşılır. Adım 7: Ulaşılanlar: B, C, D. Adım 8: Ulaşılamayan: A (çeviri bilgisi yok). Kontrol-1: Metinde "çeviri" sözcüğü ya da anlamı geçiyor mu? Hayır. Kontrol-2: "Benzeyen" ifadesi çeviri kanıtı mıdır? Hayır, sadece benzerlik. Cevap: A Not: Şinasi'nin metindeki katkısı "benzeyen manzum öykü"dür, "çeviri" değil.

Benzer Sorular

Herhangi bir bilim, sanat, spor ya da meslek dalına özgü kavramları karşılayan sözcüklere terim
Herhangi bir bilim, sanat, spor ya da meslek dalına özgü kavramları karşılayan sözcüklere terim

anlamlı sözcükler denir. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde terim anlamlı bir sözcük…

Bir grup araştırmacı, arkeolojik kazı yapmaktadır. Kazı yaptıkları bölgede hüküm sürmüş Casca
Bir grup araştırmacı, arkeolojik kazı yapmaktadır. Kazı yaptıkları bölgede hüküm sürmüş Casca

Tuscon ve İnka medeniyetlerinin işledikleri madenler, yetiştirdikleri tarım ürünleri ve…

(I) Bizim için önemli olan şeyler üzerindeki sınırlı kontrolümüz sebebiyle her zaman savunmasızız
(I) Bizim için önemli olan şeyler üzerindeki sınırlı kontrolümüz sebebiyle her zaman savunmasızız

aslında. (II) Belki çocuklarınızın iyi geçinmesini, patronunuzun bu kadar eleştirel olmayı…

Halk edebiyatı şiir türlerinden biri olan mâni, kendine özgü bir gelenek içinde söylenir. Mânilerde
Halk edebiyatı şiir türlerinden biri olan mâni, kendine özgü bir gelenek içinde söylenir. Mânilerde

Anadolu insanının düşü ce yapısının, beğenisinin, dertlerinin, ortak kültürünün…

Istırap, yaşamın dokusundaki sökülmez ipliктir ve onu söküp atmaya çalışmak sadece olanaкsız değil
Istırap, yaşamın dokusundaki sökülmez ipliктir ve onu söküp atmaya çalışmak sadece olanaкsız değil

aynı zamanda yıkıcıdır da. Onu söküp atmaya çalışırken tüm kumaşı yırtarsınız. Istıraptan…

Zarf-fiiller, fiillere getirilen belirli eklerle türetilen ve fiil anlamını koruduğu hâlde cümlede
Zarf-fiiller, fiillere getirilen belirli eklerle türetilen ve fiil anlamını koruduğu hâlde cümlede

zarf görevinde kullanılan sözcüklerdir. Örneğin "Çocuk, koşarken düştü." cümlesinde…

I. Ocaktaki tencere fokur fokur kaynamaya başladı. II. Hayvanat bahçesindeki aslanın kükremesi
I. Ocaktaki tencere fokur fokur kaynamaya başladı. II. Hayvanat bahçesindeki aslanın kükremesi

çocukları korkuttu. III. Kardeşim, grip olduğu için sürekli hapşırıyordu. IV. Yan odada…

Okumanın yaşamımızdaki yerini belirtmeye çalışanlar özellikle onun öğrenmenin temel aracı olduğunu
Okumanın yaşamımızdaki yerini belirtmeye çalışanlar özellikle onun öğrenmenin temel aracı olduğunu

insanı öteki insanların gözlem ve yaşantılarından yararlandırarak, onların dünyasına…

Aşağıdaki ikilemelerden hangisi zıt anlamlı sözcüklerle oluşturulmuştur?
Aşağıdaki ikilemelerden hangisi zıt anlamlı sözcüklerle oluşturulmuştur?
Buna göre aşağıdakilerin hangisinde ruhsal betimleme vardır?
Buna göre aşağıdakilerin hangisinde ruhsal betimleme vardır?