Tam on üç yıldır burada çalışıyordu. Çalıştığı birim dev bir binanın yirmi yedinci katındaydı. Masası birçok arkadaşı ile paylaştığı salon tarzı bir odada bulunuyordu. Burada iyiden iyiye yorulmuş, kuş seslerinin geldiği, ağaçlara dokunabileceği, en azından daha yakından görebileceği bir yerde çalışmak istiyordu. Anne ve babasına verdiği sözler onu burada tutuyordu, yoksa şimdiye çoktan ayrılırdı. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "tutmak" sözcüğü bu parçadaki anlamıyla kullanılmıştır?
A) Tek tesellisi olan dedesinin vefatıyla onu bu topraklarda tutacak bir şey kalmamıştı.
B) Torunuyla beraber ilk kez balık tutacak, bu şehirde kendine zaman ayıracaktı.
C) Uzun süre takip ettiği taksiyi ancak kalabalık bir trafik ışığında tutmuştu.
D) Verdiği sözü tutmuş, iki ay sonra oturduğu evi boşaltmıştı.