Fenerbahçe Spor Kulübü tarihine, basketbol ve futbolla beraber yazılan Bartu, Türk millî takımı formasını hem basketbol hem de futbol sporunda giyen ilk ve tek sporcudur. Bartu, aynı gün içinde, Galatasaray'la oynanan basketbol maçında 28 sayı kaydederken Dolmabahçe'de futbol maçına çıkmış ve bir gol atmış oyuncudur. Can Bartu taraflı tarafsız herkes tarafından saygı gören bir futbolcudur. Can Bartu, Avrupa kupalarında ülkemizi temsil eden ilk futbolcu olarak da karşımıza çıkıyor. Fiorentina forması giyen Can Bartu başarılı futboluyla İtalyanları kendine hayran bırakırken 'Sinyor' lakabını da kazandı. 'Sinyor Bartu' olarak bilinen Can Bartu'ya bu lakap beyefendi ya da bay kelimesinin dışında işinin ehli, kıdemli kişi, işin erbabı anlamında verildi. Bartu İtalya'da en beğenilen futbolcular arasına yer almıştı. Bartu Türkiye'ye döndüğünde de Sinyor Bartu olarak anılmaya devam edildi. 1958'deki Türkiye-Romanya maçında, kaleci Turgay Şeren'in sakatlanması üzerine son 7 dakika kaleye geçti ve bu tecrübesinde 1 gol yedi. A millî formasını toplamda 26 kez giydi ve 6 gole imza attı. Can Bartu, Metin Oktay'ın 1969 yılında Galatasaray ile Fenerbahçe arasındaki jubilesin de, Oktay ile formaları değiştirdi. Can Bartu, jubile maçında kısa bir süre sarı-kırmızılı formayla oynarken Metin Oktay da sarı-lacivertli formayı giydi. Bu parçaya göre Can Bartu'yu farklı kılan en önemli özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
A) Gol rekorlarını altüst etmesi
B) Yurt dışında ülkemizi temsil etmesi
C) Takımında sembol hâline gelmesi
D) Farklı spor dallarında aynı anda hizmet vermesi
E) Tüm spor kamuoyunun büyük takdirini kazanması