Derida olan içinde olan ile aynı değildi; çünkü içinde olan sadece ona ait olandı ve el değmemiş, düşünce işlememiş, fikir işgal etmemiş, kendine bir kimlik edinmemişti. Öylece saf bir halde o dünyanın kendisi oluyordu. Bir dünyayı içinde basıyor ve o dünyanın kendisi oluyordu. Gün geldi, uçsuz bucaksız bir griliğin içinden dökülmeye başladı; damla damla gidenler oydu, dökülenler de. Kükreyen, ışık saçan, bağıran, çağıran, mutlu olan oydu. Kendisini böylesi özgür bir uçuşta görmek muhteşem bir duygu idi. Yazar bu metnin anlatımında aşağıdakilerden hangisine başvurmuştur?
A) Nesneleri betimleyerek metni etkileyici kılmaya
B) Bir kanıyı değiştirmeye yönelik ifadelere yer vermeye
C) Öne sürdüğü düşünceyi başkalarının görüşüyle desteklemeye
D) Okuyucuyu anlatılanlarla olay içinde yaşatmaya