Osmanlı döneminde eğitimli nüfus arasında Arapça ve Farsça oldukça yaygındı. Bu nedenle bu dillerden Türkçeye ya da Türkçeden bu dillere pek çok sözlük hazırlanmıştır. Bu sözlüklerden bazıları şiir şeklindedir. Bu eserler, genç okuyucular için hem eğlenceli hem de eğitici bir okuma tecrübesi sağlamıştır. Örnek: Nize, mızrak; deşne hançerdir Şemşir, kılıç; dâd ise adalettir Farsça-Türkçe şiir şeklindeki bir sözlükten alınan bu dizelerde şair; Türkçe karşılıkları mızrak, hançer, kılıç ve adalet olan Farsça sözcükleri Türkçe karşılıklarıyla tanımlamıştır. Öğrencilerin Türkçe kelime hazinelerini genişletmek için yazılan aşağıdaki şiirlerin hangisinde bir sözcük mecaz anlamıyla tanımlanmıştır?
A) Irak, uzaktır; yapılması istenmeyen, yasaktır Mesut, mutlu; kir ise pislik ya da pasaktır
B) Gördüğünü, bildiğini anlatan tanıktır Malı mülkü kaybedip iflas eden batıktır
C) Titiz olup kolay kolay beğenmemek, seçmektir Çok bekleyip çürümeye başlamak, geçmektir
D) Hür, özgür; gür, bol ve verimli elandır Doğru ve gerçek olmayan söz, yalandır