Hüseyin Rahmi Gürpınar oldukça kibar bir İstanbul beyefendisiydi. Bir sürü eldiveni vardı, sokağa eldivensiz hiç çıkmazdı

Hüseyin Rahmi Gürpınar oldukça kibar bir İstanbul beyefendisiydi. Bir sürü eldiveni vardı, sokağa eldivensiz hiç çıkmazdı. Bunları şık olmak düşüncesiyle değil, mikrop kapma korkusuyla giyerdi. Kapı kollarına mendilsiz dokunmazdı. Hiç kimseyle tokalaşmaz. Peçetesiz, kolonyasız evden çıkmazdı. Hüseyin Rahmi, ellerini dizlerinin üzerinde kavuşturarak oturan, kravat, papyon gibi aksesuarlara düşkün, kırmızı renge tutkun bir insandı. Zaman zaman da - - - - Bu metin aşağıdakilerden hangisiyle tamamlanırsa Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın mizacına uygun olmayan bir durumdan bahsedilmiş olur?
A) adeta uzmanı olduğu reçel ve dondurma yapmaktan kendini alamadığı olurdu.
B) yanında hiç kimseyi istemez, yalnız kalmayı tercih ederdi.
C) yazarlığı bırakıp kendini ev işlerine vermiştir.
D) kendinden beklenmeyecek kadar sert üslupla yazılmış makaleleriyle kendisini şakacı, nazik biri olarak hatırlayanları şaşırtmıştır.

Hüseyin Rahmi Gürpınar oldukça kibar bir İstanbul beyefendisiydi. Bir sürü eldiveni vardı, sokağa eldivensiz hiç çıkmazdı
✓ Doğru cevap
D şıkkı

Öğretmenin Çözümü

Türkçe Öğretmeni · Tahta öğretmen çözümü

Çözümün yazılı anlatımı

"Hüseyin Rahmi Gürpınar kibar, nazik bir İstanbul beyefendisidir.Mikroptan çok çekinir, aşırı titizdir.Kıyafetine ve görünüşüne özen gösterir.Kravat, papyon gibi aksesuarlara düşkündür." "Zaman zaman da..." ifadesinden sonra da bu özelliklerle uyumlu bir bilgi gelmelidir. D seçeneğinde yer alan "Kendisinden beklenmeyecek kadar sert üslupla yazılmış makaleleri..." ifadesi yazarın mizacına uymamaktadır. Parçada sürekli kibar, nazik, ince ruhlu biri olarak tanıtılan kişinin sert üsluplu yazılar yazması, mizacına ters düşmektedir. Bu nedenle cevap D olmalı.