Bundan bir yıl kadar önceydi. Bazı yazıları kaleme alırken ara ara iç sesimle konuşmalar yapıyordum. Normal hayatta kendi kendisiyle konuşan kişiler pek hoş görülmese de işte yazıda hoş karşılanabiliyordu. Araştırdım, edebiyatta bunun karşılığı varmış: "iç konuşma tekniği". Söz konusu anlatımda yazar, anlatmak istediklerini kahramanının ağzından, kendisiyle konuşurmuş gibi verirmiş. Ben de aynı yöntemi kullanmaya karar verdim. Daha da ileri gittim, bu iç sesimi hayalden çıkartıp ete kemiğe büründürdüm. Aklıma düştü, aklıma düşen başıma da geldi. Anladım, benim konuşmaya ihtiyacım var. Ve sözümü kesmeden birinin dinlemesine... Ara ara belki terslenmeye... "Hop, o kadar da değil!" denilmesine... Altı çizili cümle ile yazar aşağıdakilerden hangisini anlatmak istemiştir?
A) Eserindeki kahramanın gerçek bir insan olduğunu düşünmeye başlamıştır.
B) İçinden konuşmak yerine yüksek sesle konuşmaya başlamıştır.
C) Kendi kendisiyle konuşmak yerine bir insanla konuşmaya başlamıştır.
D) Kendisini eserindeki kahramanın yerine koyarak konuşmaya başlamıştır.