Aşağıdaki parçalardan hangisi "Bir ülkenin kendi yaşam koşullarını iyileştirmesi, yaşam alanlarını koruması o ülkenin insanları için sürdürülebilir, sağlıklı bir yaşamın garantisi olmaya yeter mi?" sorusuna cevap vermektedir?
A) Ben ekosistemi anlamaya çalıştım her zaman. Çevremi tanıdıkça büyülendim, merakım arttıkça arttı. Galiba yaşamı anlamanın en iyi yolu, doğadaki sistemi görmek ve kavramak bence. Sürdürülebilir bir ekolojik sistem kurmadan hastalıklardan ve virüslerden kurtulamayacağız.
B) Ekosistem, değişik türde organizmaların ve onların çevresindeki cansız tabiatın bir araya gelerek oluşturduğu işlevsel bir bütün. Değişiyor, dönüşüyor ve kendi içinde sürdürülebilir geleceğini kurguluyor. İnsanoğlu, bu kurguya uygun roller ile bu oyunu oynamazsa dünya tiyatrosu seyircisiz kalır.
C) İnsanoğlu, doğanın efendisi değil sadece bir parçası. Biyotik topluma saygı göstermeden yaşadığımız sürece doğayı sömürmeye devam edeceğiz. Doğa ise bunun bedelini ödetecek. Beton medeniyetini yerle bir edecek. Uslu çocuk gibi şu kanalda ak dediğimiz sular, o kanalları yıkacak ve işgal ettiğimiz dere yataklarını bizden geri alacak.
D) Doğayı kaynak olarak kullanacaksak ekolojik sistemin koşullarına uygun davranmalıyız. Bunu yapmadığımız sürece salgınlardan, sel baskınlarından, tsunamilerden, yaşamı tehdit eden sıcaklardan, besin kaynaklarının yok olmasından, hava kirliliğinden, suyun kullanılamaz hâle gelişinden kaynaklanan kıyamet senaryolarının oyuncusu olacağız.
E) Tüm dünyada değişen koşullar, küresel ısınma hatta iklim krizi; yaşayış biçimimizi gözden geçirmemiz gerektiğini söylüyor bize. Temiz su, doğal besin, alternatif enerji kaynakları, doğal arıtma, tabiatın korunması hepimizin sorumluluğu hâline gelmeli. Bir insanın, bir ülkenin bunlara riayet etmesi ne yazık ki yeterli olmuyor. Burada artık bir küresel seferberlik gerekiyor.