Hasan Ali Toptaş, Bin Hüzünlü Haz'da imgelerin ve eğretilemelerin yarattığı bir dil kullanırken okumayı yeniden üretim etkinliği olarak gören okuru da kışkırtan bir metin ortaya koyuyor. Benzetmelerden, istiarelerden, dil bilgisi kurallarını bozan dilsel sapmalardan yararlanarak su gibi akan bir dille yazıyor. Dil çok boyutlu bir anlam uzamı kurarken o uzamın içine çektiği okuru da bütün köşelerde, kapı arkalarında, pencere ötelerinde düşünmeye zorluyor. Bin Hüzünlü Haz, imge yağmuruyla beslenerek baş döndürücü bir zenginliğe dönüşen yazınsal diliyle sanırım ne dediğinden önce, neyi nasıl dediğine bakılarak okunacak ve ilk okumalardan sonra yeniden okumaya zorlayacak derinliğiyle zamana kök salacak bir anlatı. Bu parçada sözü edilen eserin en belirgin yönü aşağıdakilerden hangisidir?
A) Yoğunluk
B) Özlülük
C) Yalınlık
D) Kalıcılık
E) Özgünlük