(I) Osmanlı elitleri, çocuğun dil gelişimine uygun olmadığını düşündüğümüz divan şiirini saygın ve yaygın kılarken uygun yaşa gelen çocuklarına bunun eğitimini veren sistemlerini de beraberinde geliştirmişlerdi. (II) Böylece varsıl kesimin şiiri yani kendi yaşam biçimine uygun duyarlılığının anlatımı kuşaktan kuşağa geçebiliyordu. (III) Öte yandan halk çocukları, zaten aklının erdiği andan başlayarak ninniler, tekerlemeler, akşamları büyüklerin atışmaları ve anlaşılır bir biçimde düzenlenmiş halk şiirinin içinde büyüyorlardı. (IV) Her iki kesim de çocuğu aracılığıyla, yarınları da hesaba katarak şiirini yani düşlerini, özlemlerini, duyarlılıklarını, acılarını bir sonraki kuşağa aktarmayı görev biliyordu. (V) Her tür sorunun, her tür özlemin, her tür acının ve her düşün, duygusal ve düşünsel boyuttaki varislerinin, kısacası çocuk eğitiminde şiirin öneminin farkındaydılar. Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinden sonra düşüncenin akışına göre "Böylece halk, kendi şiirini kuşaktan kuşağa geçirebiliyordu." cümlesi getirilmelidir?
A) I
B) II
C) III
D) IV
E) V
Ücretsiz kayıt ol, tüm çözümleri sınırsız gör.
Takıldığın soruyu fotoğrafla sor; Tahta öğretmenlerinden adım adım çözüm al.