Sanat felsefesinde, güzeli ortaya çıkaran estetik değerlere yönelik iki farklı görüş bulunur. Bunlardan ilki öznelci görüştür. Bu görüşe göre estetik değerler ve güzel yargısı sanatsal ürüne yönelen kişiye göre değişiklik gösterir. Sanatın belirleyici ölçüsü, sanatsal ürünün kendisi değildir. Bu görüşe göre sanat eseri kendi başına estetik bir değer taşımaz. ---- Öznelci görüş karşısında nesnelci görüş yer alır. ---- Alımlayıcı değer yargıları oluştursa da asıl ölçüt o değildir. Dönemini aştığı düşünülen sanat eserleri bu durumun kanıtıdır. Örneğin bir film, çekimi yapıldığı dönemde gösterime girecek salon bulamazken ya da çok az seyirciye ulaşmışken daha sonraları sanatsal açıdan değerli kabul edilebilmektedir. Bu parçada boş bırakılan yerlere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerin hangisinde verilenler sırasıyla getirilmelidir?
A) I. Sanatseverin beğenileri temel ölçüt olarak kabul edilir. II. Bu görüşe göre güzellik, sanat eserinin kendisinden kaynaklanır.
B) I. Yazarın o esere yüklediği anlam belirleyici sayılır. II. Öznel görüşe bütünüyle karşıt bir yaklaşımdır.
C) I. Onun alımlayıcı tarafından titizlikle incelenmesi gerekir. II. Değer yargılarının ağır bastığı bir değerlendirme süreci söz konusudur.
D) I. Eğer bir değeri varsa bu, sanat camiası tarafından belirlenir. II. Nesnelci görüşün dayanağı da eserin ortaya çıktığı süreçtir.
E) I. Alımlayıcının bakış açısı burada önem kazanır. II. Pek taraftar bulmaması bilimsel ilkelere dayanmasından dolayıdır.
Ücretsiz kayıt ol, tüm çözümleri sınırsız gör.
Takıldığın soruyu fotoğrafla sor; Tahta öğretmenlerinden adım adım çözüm al.