Anadolu'nun doğu kapısı Kars, lezzetli kaşarı, şifalı balı, tarihi taş binaları, benzersiz toz karı, soğuk iklimin sıcak insanlarıyla görülesi bir yer. Anadolu'nun Kafkaslara ve Orta Asya'ya açılan doğu kapısı... MÖ 9000'lerden bu yana kesintisiz bir yerleşime sahne olan Kars, Anadolu'nun kültürlerini harmanlayıp bir potada erittiği tarihine tanıklık etmiştir binlerce yıl. Tüm bunların yanı sıra iklimlerin en acımasızında, Doğu Anadolu'nun nazlı gelinidir Kars. Kış gelir gelmez ona çok yakışan telli duvaklı bembeyaz gelinliğini giyer üstüne. İlkbaharda coşup çıkartır gelinliğini; yağmurlarla yıkanır ve rengarenk çiçeklerle bezenir. Her hâliyle öyle güzeldir ki herkesin gözü hep üstünde olmuştur çağlar boyu. Defalarça istila edilmiş, doğal afetler sonucu yıkılmış ama her seferinde yeniden ayağa kalkmayı başarmıştır. Anadolu'nun en güzel kalelerinden biri olan Kars Kalesi, şehrin başını bir taç gibi süsler. 1152'de Saltuklu veziri Firuz Aka tarafından yaptırılan kale, Moğol istilası sırasında harap olur. 16. yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı Padişahı III. Murat Dönemi'nde büyük ölçüde onarılır. Bu parçanın anlatımında, aşağıdakilerden hangisi yoktur?
A) Kişileştirmelerden yararlanma
B) Açıklayıcı bilgilere yer verme
C) Benzetmelere başvurma
D) İzlenimleri aktarma
E) Sayısal verilerden yararlanma