İnsanoğlunun geleceği öğrenme merakı anlamlandırma çabasının da bir parçasıdır. Bu merak, yüzyıllar boyunca, kendi geleceğini öğrenme peşinde gidecek olan kimseyi farklı deneyimlere yönlendirmiş ve bilinmeyeni ortaya çıkarma bağlamında birtakım fal metotları geliştirmesine olanak sağlamıştır. Kökeni Mezopotamya olarak tahmin edilen ve Babil Dönemi'nde Yunanca ve Sanskritçe'ye uyarlanan bu metotlar, Batı Avrupa'dan Çin'e yayılmış, böylece antik çağlardan Orta Çağ'a ve günümüze kadar ulaşmıştır. Bu çalışmada, kendine özgü bir geleneği olan ve bugüne kadar ulaşan fal geleneği ve bu gelenek etrafında oluşan ritüellere değinilerek Osmanlı Dönemi'nde yazılı kültürde kendisine önemli bir yer edinmiş fal metinlerinin tanıtılması amaçlanmıştır. Süleymaniye Kütüphanesi, Millet Yazma Eser Kütüphanesi ve Ankara Milli Kütüphane'de gerçekleştirilen araştırmalar sonucunda, yıldızname, tâlîname ve falnâme başlığı altında birtakım eserlere ulaşılmıştır. Bu araştırma kapsamında psikoloji, metafizik, fal, falnâme, astronomi ve astroloji ilmi, gizli ilimler (okkültizm) ve rüyalar gibi çeşitli konu başlıkları altında toplanan farklı metinlerin özellikleri irdelenmiş ve fal yazınının özellikleri üzerinde durulmuştur. Söz konusu eserler üzerinden fal geleneğinin nerde durduğu, halkın bu metinlerden beklentisinin ne olduğu, dahası, geleceğe dair merak ve hevesleri karşılamak amacıyla bu metinlere yöneltilen soru ve dikkatlerin neler olduğu ortaya konulmuştur bu çerçevede. Parçadan hareketle falla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Fal metotları bilinmeyeni öğrenme maksadıyla oluşturulmuştur.
B) Günümüze ulaşana kadar pek çok aşamadan geçmiştir.
C) Osmanlı Dönemi'nde oldukça yaygınlık kazanmıştır.
D) Fal metinlerine İslami anlayış içerisinde de sıkça rastlanmıştır.
E) Pek çok kütüphanede yapılan araştırmalar sonucunda yıldızname, falname başlığı altında birtakım eserlere ulaşılmıştır.
Ücretsiz kayıt ol, tüm çözümleri sınırsız gör.
Takıldığın soruyu fotoğrafla sor; Tahta öğretmenlerinden adım adım çözüm al.