Ünlü matematikçi John Nash'in hayatı; rakamlara, formüllere, matematiğe, mantığa dair özel bir tutku hikâyesidir. Duygusallıktan uzak bu genç adamın dünyasında insan ilişkileri dâhil her şey rakamlarla açıklanabilir, formüllere dökülebilirdi. Güvercinlerin ekmek kırıntılarını yerken gösterdiği davranışları anlamlandıracak bir algoritma ya da bir futbol oyunundaki pasları çözebilecek bir formül arayışı da hep bu yüzdendi. Hastalığında gündelik rutinini terk etmesine rağmen sayılarla olan ilişkisi hiçbir zaman kaybolmadı. Zihnindeki sınırları aşarak illaki sohbete, sosyalleşmeye çalışması bile bir makalesindeki şu cümlelerin önüne geçemedi: "Sohbet, bilgiyi artırır ama dâhilerin okulu yalnızlıktır." Bu parçada vurgulanan düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
A) Toplum tarafından dışlanmış insanların duygusal yaklaşımları değişkenlik göstermektedir.
B) Bir çalışmanın başarıya ulaşması için yapılan her şey kalıcı etki bırakır.
C) Bilimsel çalışmaların temelinde bireysel bir yoğunlaşma vardır.
D) Bilim insanlarının toplumsal tercihleri, ilgili alanlarıyla doğru orantılıdır.
E) Kişisel bilgilerin konuşarak artırılması, bilimsel bir tutum değildir.