Fransız gezgin Charles Texier, 1834 yılında, Çorum yakınlarındaki Boğazköy'de bazı kalıntılara rastladı. 1906 yılında başlayan kazılar sonucunda buradaki yerleşim yerinin İÖ 2. binyılda Anadolu ve Kuzey Suriye'de hâkimiyet kuran Hitit Devleti'nin başkenti Hattuşa olduğu anlaşıldı. Çivi yazılı tabletlerde "Bin Tanrılı Şehir" olarak söz edilen Hattuşa'da bugüne kadar saray ve tapınaklar, binlerce tablet içeren arşiv yapısı, anıtsal kapılar, devasa boyutlarda tahıl ambarları gibi çok sayıda yapı açığa çıkarıldı. UNESCO'nun Dünya Kültür Mirası listesinde yer alan ören yerinde arkeolojik kazıların yanı sıra restorasyon çalışmalarıyla da bölge bir açık hava müzesine dönüştürüldü. Bu parçada sözü edilen "ören yeri" ile ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A) 19. yüzyılda varlığı fark edilmiş ve 20. yüzyılın başlarında kazılara konu olmuştur.
B) Hitit Devleti'nin en büyük şehrinin kalıntılarını içermektedir.
C) Yazılı belgeler, kâğıt dışı nesnelerin malzeme olduğu belgelerdir.
D) Kültürel değer açısından uluslararası düzeyde önem verilen bir yerdir.
E) Kazılarla çıkarılan çok sayıda kalıntı ve onarılan arkeolojik malzemeye sahiptir.