"Beni okuduktan sonra eskiden nasılsan öyle kal." diye düşünen sözüm ona yazar, olmasa da olur. Eğer yazıyorsa da yazdıklarını ortaya çıkarması, kitaplaştırıp paylaşması gerekmez. Sarsıp uyandırmak, bilinçlendirip yetiştirmek -başkaları da var ama- işte yazarın önemli bir görevi. Okuyucuya da yazara da kendisini arayıp bulmada, yeni yeni yaşama olanakları bulmada, çeşitli yönleriyle evreni görüp olgunlaşmada yardımcı olan eserlerdir gerçek yazı ürünleri. Özellikle hızlı akışın olduğu, algılamaya, anlamaya, akıl yürütmeye ve değerlendirmeye fırsat bırakmayan aceleci gidişin her şeyi altüst ettiği dönemlerde gerçek bir yazarın sorumluluğu normal zamanlardan çok daha fazladır. Bu parçadan, aşağıdaki yargılardan hangisine varılamaz?
A) Gerçek bir yazar, okuyucusunu etkilemek ve değiştirmek amacı taşır.
B) Gerçek yazar, önce yazdığını kendisi beğenmeli, sonra okuyucudan bunu beklemeli.
C) Okuyucusunda değişiklik yapmayı amaçlamayan bir yazarın yazdıkları yayınlanmamalı.
D) Gerçek bir yazı, yazarın kendini tanımasına ve geliştirmesine katkıda bulunur.
E) Yazar, bazı değerlerin farkına varılmasıyla ilgili sorumluluğa da sahiptir.