Heinrich Böll İkinci Dünya Savaşı sonrası Alman edebiyatının en ünlü yazarlarındandır. Öykülerinde ve romanlarında özellikle savaşı ve savaş sonrası dönemi konu edinmiştir. Böll, romanları ve öyküleriyle 1972 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülmüştür. Açlık, yoksulluk, güvensizlik, hırsızlık savaş sonrası dönemin en somut gerçekleridir ve Böll'ün eserlerinde bu olgularla sıklıkla karşılaşılır. Böll, yapıtlarında açlığı her yönüyle ele alır: Sevgiye ve ilgiye duyulan açlık, yaşama ve güvene duyulan açlık, paraya duyulan açlık ve tüm bunların simgesi olarak da ekmeğe duyulan açlık. Das Brot der frühen Jahre adlı yapıtında da ekmek özel bir anlama sahiptir ve ekmek aracılığıyla hayatla bütünleşen bir olgu olan açlık satır aralarında kendisini algılatmaktadır. Bu parçada bahsedilen yazarla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A) Simgesel anlatımdan faydalandığı
B) Kendi ülkesinde tanındığı
C) Bireysel konuları başarıyla ele aldığı
D) Açlık kavramını çok yönlü ele aldığı
E) Toplumsal konulara duyarlı olduğu