Algılarımıza dayanarak düşündüğümüz şeyler doğru oluyorsa, başkalarının bu düşüncelerimizin doğruluğunu ya da yanlışlığını

Algılarımıza dayanarak düşündüğümüz şeyler doğru oluyorsa, başkalarının bu düşüncelerimizin doğruluğunu ya da yanlışlığını sınamaya hakkı yoktur. Nitekim görme ve işitme yoluyla algıladığımız her şey doğru ve gerçek olacaktır. Hepimiz birer bilgeysek, o halde neden Protagoras gibilerden ders almak zorunda olalım ki? Platon'un Theaitetos diyaloğundan derlenen yukarıdaki parçada, bilginin kaynağı problemine ilişkin aşağıdaki yaklaşımların hangisi eleştirilmektedir?
A) Doğru bilginin kaynağı akıldır (rasyonalizm)
B) İnsan her şeyin ölçüsüdür (röiativizm)
C) Zihin dünyaya boş bir levha olarak gelir (empirizm)
D) Bilgi için ne akıl ne de deney tek başına yeterlidir (kritisizm)
E) Doğru bilgi, olguların bilgisidir (pozitivizm)

Algılarımıza dayanarak düşündüğümüz şeyler doğru oluyorsa, başkalarının bu düşüncelerimizin doğruluğunu ya da yanlışlığını
✓ Doğru cevap
B) İnsan her şeyin ölçüsüdür (röiativizm)

Öğretmenin Çözümü

Felsefe Öğretmeni · Tahta öğretmen çözümü

Çözümün yazılı anlatımı

"Algılarımıza dayanarak düşündüğümüz şeyler doğru oluyorsa..." "Hepimiz birer bilgeysek, o halde neden Protagoras gibilerden ders almak zorunda olalım ki?" ifadeleriyle Protagoras'ın "İnsan her şeyin ölçüsüdür" görüşü eleştirilmektedir. Bu görüşe göre her bireyin algısı kendisi için doğrudur, dolayısıyla görelilik (rölatiflik) savunulmuş olur. Platon burada, herkesin bilgisi doğruysa ortak/doğru bilgi nasıl olacak? diyerek bu görüşü eleştiriyor. Doğru cevap:
B) İnsan her şeyin ölçüsüdür (rölativizm).

Benzer Sorular

Patristik felsefenin en etkili ve en büyük filozofu Augustinus'tur. Augustinus'un hareket noktası, zihnin zorunlu ve değişmez
Patristik felsefenin en etkili ve en büyük filozofu Augustinus'tur. Augustinus'un hareket noktası, zihnin zorunlu ve değişmez

hakikatlerle ilgili kavrayışıdır. Ona göre, zorunlu ve ezeli-ebedi bu hakikatler, sonlu insan zihninin çok üstündedir bundan dolayı insan zihni onların karşısında eğilmek ve bu hakikatleri kabul etmek durumunda kalır. İnsan zihni bu hakikatleri kendince uydurmadığı gibi, değiştiremez de. Augustinus'un ele aldığı konu aşağıdakilerden hangisidir?
A) Bilginin kaynağı problemi
B) Kötülük problemi
C) Tümeller problemi
D) Tanrı'nın varoluşuyla ilgili argüman
E) Ruhun ölümsüzlüğü problemi

Helenizm-Roma felsefesi pratik bilgiyi ön plana aldığı için, zamanındaki kültürün genel gidişine bağlı kalmıştır. Helenik
Helenizm-Roma felsefesi pratik bilgiyi ön plana aldığı için, zamanındaki kültürün genel gidişine bağlı kalmıştır. Helenik

felsefenin gelişmesinde din ile bir karşıtlık durumu rol oynamıştı. Hellenizm-Roma felsefesi, sorunlarının ağırlık merkezine göre iki döneme ayrılabilir; Ahlaki dönem ve dini dönem. Antikçağ sonlarında felsefeye dayanarak dini bir dünyaya görüşü geliştirme denemelerinden ilki olan Yeni-Platonculuğun kendisinden sonraki gelişmeler üzerinde etkisi büyüktür. Parçadan yola çıkarak aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?
A) Helenistik felsefede pratik felsefe ön plana geçmiştir.
B) Helenistik Dönem'de dogmatik niteliklere sahip okullar da bulunmaktadır.
C) Helenik felsefede dogmatik unsurlar ön plandadır.
D) Platon felsefesi, Yeni-Platonculuk adı altında kendinden sonraki dönemleri etkilemiştir.
E) Hellenistik felsefe, dönemin kültürünün genel gidişine bağlı kalmıştır.

Seneca: "Uzun değil, yettiği kadar yaşamaya çalışmalıyız. Uzun zaman yaşamak için kaderin lütfuna bağlıyız; yettiği kadar
Seneca: "Uzun değil, yettiği kadar yaşamaya çalışmalıyız. Uzun zaman yaşamak için kaderin lütfuna bağlıyız; yettiği kadar

yaşamak ise bizim elimizdedir." Epiktetos: "Tanrı seni bu dünyaya bir ölümlü olarak getirmedi mi? Kısa bir zamanda onun bu dünyaki egemenliğini görüp bayram etmen için bu dünyada sın" Marcus Aurelius: "Yaşadığın şu zaman anını doğaya uygun olarak yaşa, sonra ondan üzüntüsüz ayrıl-tıpkı olgunlaşmış bir yemiş gibi." Verilen filozof yargılarının ortak yanı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Dinsel kabulleri temele alma
B) İnsan-varlık ilişkisini sorgulama
C) Eylemin temeline yararı yerleştirme
D) Ahlakın koşulsuzluğunu vurgulama
E) Sahip olunanla yetinmeyi öğütleme

Pre-Sokratik filozoflardan Demokritos, değişmez töz veya arkheler olarak atomların varoluşunu öne sürmüş ve duyusal dünyada
Pre-Sokratik filozoflardan Demokritos, değişmez töz veya arkheler olarak atomların varoluşunu öne sürmüş ve duyusal dünyada

açıkça gözlemlenebilir olan varlığa geliş ve yok oluşu söz konusu tözlerin, yani atomların bir araya gelişleri ve ayrılışlarıyla açıklamıştır. Demokritos'un atomcu teorisi neredeyse sonsuz sayıda fenomenin varoluşunu açıklamak iddiasıyla ortaya çıktığı için atomların sayısının sonsuz olduğunu varsayar. Buna göre, I. Evrendeki varlıkların oluşu ve olmayışa geçişi atomların hareketleriyle ilgilidir. II. Atomlar sayısal olarak belirlenemezler, sonsuz sayıdadırlar. III. Ruhani yapı taşı olan atomlar evrenin temelindeki idelerdir. yargılarından doğru olmayanlar aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir?
A) Yalnız I
B) I ve II
C) Yalnız II
D) II ve III
E) Yalnız III

Felsefe akla dayanarak hakikate ulaşmayı amaçlar. Bunu yaparken de dogmalardan uzak durup, sorgulayıcı bir tavır sergiler
Felsefe akla dayanarak hakikate ulaşmayı amaçlar. Bunu yaparken de dogmalardan uzak durup, sorgulayıcı bir tavır sergiler

. Yukarıdaki ifadede felsefenin, I. Mantık ilkelerine dayanma II. Eleştirel olma III. Evrensel olma IV. Bütüncül olma özelliklerinden hangisi yer alır?
A) Yalnız I
B) I ve II
C) I ve III
D) I, II ve III
E) III ve IV

Yunanlı bir düşünüre göre felsefi sorunların ortaya çıkması, öncelikle insanın varoluşuna dair şaşkınlık içinde olmasıyla
Yunanlı bir düşünüre göre felsefi sorunların ortaya çıkması, öncelikle insanın varoluşuna dair şaşkınlık içinde olmasıyla

ilgilidir. Bu görüşe göre felsefenin ortaya çıkması aşağıdakilerden hangisine bağlı olabilir?
A) İnsanın doğaya hükmetme isteğine
B) Yaşamda yalnızca güçlü olanın hayatta kalmasına
C) Toplumsal yaşamın kurallara bağlanmasına
D) Dinin siyasetin üzerinde olmasına
E) İnsanın bilmeye ve öğrenmeye dair merak ve isteğine

I. Öznellik II. Kümülatiflik III. Objektivlik IV. Refleksiflik Yukarıda verilen özelliklerden hangisi felsefeye ait değildir?
I. Öznellik II. Kümülatiflik III. Objektivlik IV. Refleksiflik Yukarıda verilen özelliklerden hangisi felsefeye ait değildir?

A) I ve III
B) I ve IV
C) II ve IV
D) Yalnız III
E) III ve IV

I. Birikimli ilerler. II. Akıl ve mantığa dayanır. III. Cevaplar sorulardan daha önemlidir. IV. Evrenseldir. V. Eleştireldir
I. Birikimli ilerler. II. Akıl ve mantığa dayanır. III. Cevaplar sorulardan daha önemlidir. IV. Evrenseldir. V. Eleştireldir

. Yukarıda verilenlerden hangisi felsefenin özelliklerinden değildir?
A) Yalnız I
B) I ve III
C) I ve IV
D) III ve IV
E) IV ve V

İnsanoğlu varoluşuyla birlikte güneşin doğup etrafı aydınlatmasına, batımıyla birlikte etrafa karanlık çöküp yıldızların
İnsanoğlu varoluşuyla birlikte güneşin doğup etrafı aydınlatmasına, batımıyla birlikte etrafa karanlık çöküp yıldızların

belirmesine, kısacası gördüğü birçok şeye şaşırmıştır. İşte felsefenin temelini bu şaşkınlık hali oluşturmuştur. Buna göre aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
A) Felsefe insanın merak ve hayret duygusundan ortaya çıkmıştır.
B) Felsefe yapabilmek için insanın kendine ve topluma dair kaygılar taşıması gerekir.
C) Geleneksel düşüncelere bağlı kalmak felsefenin önündeki engellerdendir.
D) Mitoloji ve efsanelerin yerini rasyonel düşüncenin alması felsefenin ortaya çıkışını hazırlamıştır.
E) İnsan doğaya hükmetmek için doğaya dair sorularına cevap bulmak ister.

• Güzel nedir? • Güzelliğin ölçütü nedir? • Güzellik öznel bir nitelik midir yoksa onu belirleyen nesnel ölçütler var mıdır?
• Güzel nedir? • Güzelliğin ölçütü nedir? • Güzellik öznel bir nitelik midir yoksa onu belirleyen nesnel ölçütler var mıdır?

Yukarıda verilen sorularla ilgilenen felsefi disiplin aşağıdakilerden hangisidir?
A) Sanat felsefesi
B) Siyaset felsefesi
C) Ahlak felsefesi
D) Bilim felsefesi
E) Din felsefesi