Kocasını gittikçe bu can sıkıntısına yenilmiş, gittikçe bu can sıkıntısının pençesinde o daha güzel geçen zamanlara hasret çeker görüyor, hasret çekiş arttıkça kendine ait duygulanmalar azala azala belki bir gün asıl engel kendisi sayılarak bütün bütün ihmal edileceğini farz ediyordu ve kendi nüfuzunun kaybolmaktan çok, kocasının başka bir nüfuza, daha kuvvetli bir nüfuza mağlup olması ihtimali, bu imkân onu yakıyordu. Tekrar sormaya başladı: "E, o hâlde?" Evet, uğraşmak gerekiyordu. Fakat nasıl? İlk önce onun istediğini yapmalı idi; birden kocasına karşı kalbinde yer tutmuş sevgi o kadar kaynadı ki "Peki, sen de git, Necib Bey'le beraber sen de eğlen." diyeceği geldi. Mehmet Rauf'un Eylül adlı romanından alınan bu parçayla ilgili, I. Roman kişisinin psikolojisi ayrıntısıyla işlenmiştir. II. Uzun cümlelere yer verilmiştir. III. Gözlemci bakış açısı kullanılmıştır. yargılarından hangileri doğrudur?
A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III