8. Sınıf İngilizce 4. Ünite On The Phone Konu Anlatımı


8. sınıf İngilizce 4. ünite On The Phone, telefonda İngilizce konuşurken kullanılan kalıpları ve konuşma anında alınan kararları “will” ile söylemeyi öğretir. Arama başlatma, birini isteme, bekletme, mesaj bırakma ve görüşmeyi bitirme bu ünitenin beş adımıdır. Örneğin “This is Ayşe calling. Is Mert in?” görüşmeyi başlatır, “I’ll talk to you soon.” ise o an verilen bir kararı bildirir.

Ders özeti PDF: 8. sınıf on the phone ders özetini PDF olarak indir (3 sayfa: kavram özeti, 5 çözümlü örnek, cevap anahtarlı 10 soruluk test).

Bu ünitede en çok birbirine benzeyen kalıplar karışır: “hang on” mu, “hang up” mı? Bir de cümleye “will” eklemeyi unutmak sık görülür. Yazıyı bitirdiğinde bir telefon diyaloğunu baştan sona okuyup anlayabileceksin. Boşlukları doğru kalıpla doldurabilecek, kendi kısa diyaloğunu da kurabileceksin.

Telefon görüşmesinin beş aşamasını ve her aşamanın İngilizce kalıbını gösteren akış şeması

Bir telefon görüşmesi beş aşamada ilerler; her aşamanın kendi kalıbı vardır.

8. Sınıf İngilizce 4. Ünite On The Phone Hangi Sınıfta, Hangi Ünitede?

On The Phone, 8. sınıf İngilizce dersinin dördüncü ünitesidir. 8. sınıflar 2026-27 öğretim yılında önceki öğretim programını okumayı sürdürür; bu ünite de o programın parçasıdır. Millî Eğitim Bakanlığının (MEB) taslak yıllık planına göre 11. haftada, 30 Kasım–4 Aralık arasında işlenir; okulunun planı birkaç gün oynayabilir. Ünite iki işi birlikte öğretir: telefon görüşmesini takip etmek ve o an verdiğin kararı söylemek.

8 Sınıf İngilizce 4 Ünite On The Phone Konu Anlatımı: Ünitede Neler Var?

Ünitenin iki ayağı var. Birincisi telefon görüşmesini takip etmektir: kim arıyor, kimi istiyor, ne cevap alıyor? İkincisi konuşurken o an verdiğin kararı “will” ile söylemektir.

  • Görüşmeyi başlatma ve kendini tanıtma
  • Birini telefona isteme
  • Karşı tarafı bekletme
  • Kişi yoksa durumu açıklama ve mesaj alma
  • “Will” ile anlık karar bildirip görüşmeyi bitirme

Günlük hayattan: Proje ödevi için sınıf arkadaşını arıyorsun, telefonu ablası açıyor. Önce kendini tanıtır, sonra arkadaşını istersin; evde yoksa not bırakırsın. Ünitedeki sıra tam olarak budur.

Arkadaşını telefonda bir etkinliğe çağıracaksan Friendship ünitesindeki davet kalıpları da işine yarar. Bu kalıplar hem okul derslerinde hem de gerçek telefon görüşmelerinde karşına çıkar.

On The Phone Kelimeleri Nelerdir?

Kalıplara geçmeden önce ünitenin temel sözcüklerini tanıyalım. Aşağıdaki sözcükler diyalogların neredeyse hepsinde geçer.

İngilizceTürkçe anlamıÖrnek kullanım
callaramakThis is Ayşe calling.
call backgeri aramakI’ll call back later.
hold on / hang onbeklemek, hatta kalmakHang on a minute.
hang uptelefonu kapatmakDon’t hang up, please.
availablemüsaitHe is not available.
leave a messagemesaj bırakmakWould you like to leave a message?
go outdışarı çıkmakHe has gone out.
linehatStay on the line, please.

Hatırlatma: “Hold on” ile “hang on” aynı işi görür; ikisi de “bekle” demektir. “Hang up” ise bambaşka bir şeydir, görüşmeyi bitirir.

Sözcükleri tek tek ezberlemek yerine kalıbın içinde öğren. “Message” sözcüğünü “leave a message” ile birlikte hatırlarsan soruda onu hemen tanırsın. Telefonunun rehberindeki “geri ara” düğmesini düşün: İngilizcesi “call back” olur.

Telefon Konuşmaları İngilizce Kalıpları Nelerdir?

Bir telefon görüşmesi hep aynı sırayla ilerler. Bu yüzden kalıpları aşama aşama öğrenmek en kolay yoldur. Aşağıdaki tablo beş aşamayı kalıbı ve anlamıyla birlikte gösterir.

Telefon aşamasıİngilizce kalıpTürkçe anlamı
BaşlatmaHello, this is Ayşe calling.Merhaba, arayan Ayşe.
Kişiyi istemeIs Mert in? / May I speak to Mert?Mert orada mı? / Mert’le görüşebilir miyim?
BekletmeHang on a minute; I’ll get him.Bir dakika bekle, onu çağırayım.
Mesaj almaI’m afraid he is not available at the moment. Would you like to leave a message?Maalesef şu an müsait değil. Mesaj bırakmak ister misiniz?
BitirmeI’ll talk to you soon.Yakında konuşuruz.

Görüşmeyi Başlatma (Starting a Call)

Telefonda karşındaki seni göremez, bu yüzden önce kim olduğunu söylersin. Kalıp “This is ... calling.” biçimindedir ve boşluğa kendi adın gelir.

Dikkat: Telefonda kendini tanıtırken “I am Ayşe” yerine “This is Ayşe” dersin. Çünkü yüz yüze değilsin; sesin kime ait olduğunu bildiriyorsun.

Kişiyi İsteme (Asking for Someone)

Görüşmek istediğin kişiyi üç yolla isteyebilirsin: “Is Mert in?”, “Is Mert there?” ve “May I speak to Mert?”. İlk ikisi yakın arkadaşının evini ararken yeterlidir. Üçüncüsü daha kibardır, çünkü “May I” karşı taraftan izin ister.

Bekletme (Holding On)

Telefonu açan kişi aranan kişiyi çağıracaksa önce karşı tarafı bekletir. Samimi ortamda “Hang on a minute; I’ll get him.” denir. Daha resmî bir görüşmede “Can you hold on a moment, please?” sorusu kullanılır.

Kişi Müsait Değilse (When Someone Is Not Available)

Aranan kişi evde yoksa bunu yumuşatarak söylersin: “I’m afraid he is not available at the moment.” Buradaki “I’m afraid” korku bildirmez, “maalesef” anlamına gelir. Ardından sebebi ekleyebilirsin: “He has gone out.”

Mesaj Bırakma (Leaving a Message)

Kişi yoksa telefonu açan “Would you like to leave a message?” diye sorar. Bu soruya tam cümleyle cevap verirsin: “Yes, please. Tell him the meeting is at five.” Mesaj bırakmayacaksan “No, thanks. I’ll call back later.” dersin.

Mantık: Tek kelimelik “yes” cevabı işe yaramaz, çünkü karşındaki kişi neyi ileteceğini bilemez. Mesajın kendisini söylemen gerekir.

Will ile Anlık Karar Nasıl Söylenir?

Kural: Konuşurken o an verdiğin kararı “will + fiilin yalın hâli” ile söylersin. Konuşmada “I will” çoğunlukla “I’ll”, “we will” ise “we’ll” olur.

Mantık: Telefonda cümlelerini önceden hazırlamazsın; karşındakinin sözüne göre o an karar verirsin. “Will” tam da bu “şimdi karar verdim” anını gösterir.

  • I’ll get him. (Onu çağırayım.)
  • I’ll talk to you soon. (Yakında konuşuruz.)
  • I’ll see you at the café tomorrow, then. (O hâlde yarın kafede görüşürüz.)
  • We’ll meet next week, then. (O hâlde haftaya buluşuruz.)

Cümle sonundaki “then” sözcüğü “o hâlde” demektir. Kararın konuşmanın sonucunda ortaya çıktığını gösterir. Annen “Evde ekmek kalmamış.” dediğinde verdiğin “I’ll buy some.” cevabı da böyle bir karardır.

Will ile Going to Arasındaki Fark Nedir?

“Be going to” önceden yapılmış planı, “will” ise konuşurken doğan kararı anlatır. “I’m going to visit my grandma on Sunday.” cümlesinde plan çoktan hazırdır. Telefon çalınca söylediğin “I’ll answer it.” ise o saniyede verilmiştir.

Düzenli yaptığın işleri Teen Life ünitesinde geniş zamanla anlatmıştın. Alışkanlık için geniş zaman, anlık karar için “will” kullanırsın. Soruda önce cümlenin alışkanlık mı, yeni bir karar mı olduğuna bak.

8 Sınıf İngilizce 4 Ünite On The Phone Diyalogları Nasıl Kurulur?

Hadi birlikte bir telefon konuşması kuralım. Ayşe, proje toplantısını haber vermek için Mert’i arıyor; telefonu Mert’in ablası Elif açıyor.

  • Elif: Hello?
  • Ayşe: Hello, this is Ayşe calling. Is Mert in?
  • Elif: Hang on a minute; I’ll get him.
  • Elif: I’m afraid he is not available at the moment. He has gone out. Would you like to leave a message?
  • Ayşe: Yes, please. Tell him the project meeting is at five tomorrow.
  • Elif: OK, I’ll tell him.
  • Ayşe: Thank you. I’ll call him back in the evening, then. Bye.

Diyalogda beş aşamanın hepsi sırayla geçiyor. Ayşe kendini tanıtıp Mert’i istiyor, Elif onu bekletiyor, sonra Mert’in çıktığını söyleyip mesaj alıyor. Son cümlede Ayşe o an karar veriyor: akşam yeniden arayacak.

Diyalogda üç tane “I’ll” var ve üçü de konuşma sırasında verilmiş kararlardır. Bu diyaloğu bir arkadaşınla yüksek sesle oku, sonra rolleri değiştir. Adları ve mesajı değiştirerek kendi diyaloğunu yazman da iyi bir alıştırmadır.

Hang On mu, Hang Up mı: Sık Yapılan Hatalar Nelerdir?

İki kalıp tek sözcükle ayrılır ama anlamları terstir. “Hang on”, telefonda karşı tarafa “bir dakika bekle” demek için kullanılır. “Hang up” ise görüşmeyi sonlandırmak, telefonu kapatmak anlamına gelir.

Hang on ve hang up kalıplarının anlamını ve örnek cümlelerini yan yana karşılaştıran iki kutu

Hang on görüşmeyi sürdürür, hang up görüşmeyi bitirir.

Hatırlatma: “On” sana “on the line” ifadesini, yani hatta kalmayı hatırlatsın. “Up” ise eski telefonlarda ahizeyi yukarı asıp kapatmayı düşündürsün.

Bu ünitede en sık görülen dört hata şunlardır:

  • “Will” eklememek: “I call you later.” yanlıştır, doğrusu “I’ll call you later.” olur. Anlık kararı gösteren sözcük “will” olduğu için atlanamaz.
  • Hang on ile hang up’ı karıştırmak: Birini çağıracaksan “Hang on.” dersin. “Hang up.” dersen karşındakine telefonu kapatmasını söylemiş olursun.
  • Kalıp dışı istekte bulunmak: “I want to speak Mert.” kaba ve hatalıdır. “May I speak to Mert?” hem kibardır hem de “to” sözcüğünü unutturmaz.
  • Mesaj sorusuna tek kelimeyle cevap vermek: “Yes.” yetmez. “Yes, please. Tell him ...” diye mesajı da söylersin.

On The Phone Çözümlü Örnekler Nasıl Çözülür?

Soruların çoğu üç tipte gelir: boşluk doldurma, “will” ile cümle tamamlama ve diyalog sıralama. Her tipten birer örneği adım adım çözelim.

Örnek 1: Doğru Kalıbı Seçme

Soru: “A: May I speak to Deniz? B: ____ I’ll get her.” Boşluğa “Hang on a minute.” mi, “Hang up.” mı gelir?

  1. B kişisi Deniz’i çağıracağını söylüyor: “I’ll get her.”
  2. Çağırırken karşı tarafın hatta kalması gerekir.
  3. Hatta kalmayı isteyen kalıp “Hang on a minute.” olur.

Cevap: “Hang on a minute.” Telefonu kapattırırsan Deniz konuşamaz, bu yüzden “Hang up.” anlamı bozar.

Örnek 2: Will ile Cümle Tamamlama

Soru: “A: We are at the café. Are you coming? B: Sure. ____ there in ten minutes.” Seçenekler: I am / I’ll be / I was.

  1. B kişisi teklifi şimdi duydu ve o an karar verdi.
  2. Anlık karar “will + fiilin yalın hâli” ister.
  3. “Be” fiilinin yalın hâli “be” olduğundan cümle “I’ll be there” olur.

Cevap: “I’ll be there in ten minutes.”

Örnek 3: Diyalog Sıralama

Soru: Aşağıdaki cümleleri anlamlı bir diyalog olacak şekilde sırala.

  • (1) Would you like to leave a message?
  • (2) Hello, this is Can calling. May I speak to Ece?
  • (3) Yes, please. Tell her I’ll call back later.
  • (4) I’m afraid she is not available at the moment.
  1. Görüşme tanıtma ve isteme ile başlar: (2).
  2. İsteğe cevap gelir; Ece müsait değil: (4).
  3. Müsait olmayınca mesaj sorulur: (1).
  4. Mesaj sorusunu cevabı izler: (3).

Cevap: 2 – 4 – 1 – 3. Sıralama sorularında önce ilk cümleyi bul, sonra soru-cevap çiftlerini eşleştir.

On The Phone Hızlı Özet

  • Telefonda kendini “This is ... calling.” kalıbıyla tanıtırsın.
  • Birini istemek için “Is ... in?”, “Is ... there?” ya da “May I speak to ...?” dersin.
  • “Hang on” ve “hold on” bekle, “hang up” telefonu kapat demektir.
  • Kişi yoksa “I’m afraid he is not available at the moment.” denir.
  • “Would you like to leave a message?” sorusu tam cümleyle cevaplanır.
  • O an verilen karar “will + fiilin yalın hâli” ile söylenir: “I’ll call back.”
  • Önceden yapılmış plan için “be going to”, anlık karar için “will” kullanılır.

On The Phone Mini Test

Şimdi öğrendiklerini beş soruyla dene. 8. sınıf İngilizce 4. ünite On The Phone test sorularında en çok bu tipler karşına çıkar. 8 sınıf İngilizce 4 ünite On The Phone çalışma kağıdı arıyorsan bu soruları defterine yazıp çözebilirsin.

  1. “Hang on a minute.” cümlesi ne anlama gelir?
    A) Telefonu kapat. B) Bir dakika bekle. C) Mesaj bırak. D) Sonra ara.
  2. “A: Is Selin there? B: I’m afraid she is not ____ at the moment.”
    A) available B) calling C) message D) hang
  3. “A: There is no milk at home. B: Really? ____ some on my way.”
    A) I buy B) I bought C) I’ll buy D) I buying
  4. Mesaj almak isteyen kişi hangisini söyler?
    A) May I speak to Efe? B) He has gone out. C) I’ll see you tomorrow. D) Would you like to leave a message?
  5. Görüşmeyi bitirirken hangisi söylenir?
    A) Is Efe in? B) I’ll talk to you soon. C) Hang on a minute. D) This is Efe calling.

Cevap anahtarı: 1-B, 2-A, 3-C, 4-D, 5-B.

  • 1-B: “Hang on” karşı taraftan hatta kalıp beklemesini ister.
  • 2-A: “Not available” müsait değil demektir; diğer sözcükler cümleye uymaz.
  • 3-C: Süt almaya o an karar verildiği için “I’ll buy” gelir.
  • 4-D: Bu soru karşı tarafa mesaj bırakma teklifidir.
  • 5-B: “I’ll talk to you soon.” vedalaşırken söylenen bir anlık karardır.

Yanlış yaptığın soru olduysa ilgili kalıbı tabloda yeniden oku. Daha fazla soru için On The Phone sorularıyla pratik yap.

8. sınıf İngilizce 4. ünite On The Phone, ezberden çok sırayı bilmeye dayanır. Örnek diyaloğu yüksek sesle oku, beş aşamayı aklında tut ve anlık kararlarda “will” sözcüğünü unutma.

8. Sınıf İngilizce On The Phone PDF: Konu Özeti ve Test

On The Phone ünitesini tek dosyada tekrar etmek istersen 8. sınıf İngilizce On The Phone PDF ders notunu ücretsiz indirebilirsin. PDF'te telefon kalıpları tablosu, örnek diyalog, “will” kullanım örnekleri ve cevap anahtarlı 10 soruluk test var. 8 sınıf ingilizce 4 ünite on the phone test pdf arıyorsan üç sayfalık bu özet işini görür: ilk sayfada konu özeti, ikinci sayfada çözümlü örnekler, son sayfada test yer alır. Çıktısını alıp defterine ekleyebilir, yazılıdan önce kısa sürede göz gezdirebilirsin.

Sıkça Sorulan Sorular

On The Phone ünitesinde hangi konular var?

On The Phone ünitesinde iki konu işlenir. İlki telefon görüşmesi kalıplarıdır: aramayı başlatma, birini isteme, karşı tarafı bekletme, kişinin müsait olmadığını söyleme ve mesaj bırakma. İkincisi konuşma anında verilen kararları “will” ile ifade etmektir. Öğrenci bu ünitenin sonunda bir telefon diyaloğunu takip edebilir ve kendi kısa diyaloğunu kurabilir.

Hang on ne demektir?

Hang on, telefonda karşı tarafa “bir dakika bekle, hatta kal” demek için kullanılan bir kalıptır. Genellikle istenen kişiyi çağırmadan önce söylenir: “Hang on a minute; I’ll get him.” Aynı anlamdaki “hold on” biraz daha resmî durur. Tanımadığın biriyle konuşurken “Can you hold on a moment, please?” demek daha kibardır.

Hang on ile hang up arasındaki fark nedir?

Hang on “bekle, hatta kal” demektir ve görüşme devam eder. Hang up ise “telefonu kapat” demektir ve görüşme biter. İkisi tek bir sözcükle ayrılır, bu yüzden sık karıştırılır. Akılda tutmak için şunu düşün: “on” hatta kalmayı, “up” ise ahizeyi yukarı asıp kapatmayı hatırlatır. Örnek: “Don’t hang up, please.”

Will ne zaman kullanılır?

Will, konuşma anında alınan anlık bir kararı ifade etmek için kullanılan bir yardımcı fiildir. Ardından fiilin yalın hâli gelir ve konuşmada çoğunlukla “I’ll”, “we’ll” biçiminde kısalır. Örneğin telefonda “Hang on; I’ll get him.” diyen kişi bu kararı o an vermiştir. Önceden yapılmış planlar için ise “be going to” tercih edilir.

May I speak to ...? ne demektir?

“May I speak to ...?” telefonda görüşmek istediğin kişiyi kibarca istemek için kullanılan bir kalıptır. Türkçesi “... ile görüşebilir miyim?” olur. Arkadaşının evini ararken “Is Mert in?” ya da “Is Mert there?” demek de doğrudur. Telefonu tanımadığın bir yetişkin açtıysa “May I speak to Mert?” daha uygun ve saygılı bir seçimdir.

Would you like to leave a message? sorusuna nasıl cevap verilir?

Bu soru “Mesaj bırakmak ister misiniz?” demektir ve tam cümleyle cevaplanır. Mesaj bırakacaksan “Yes, please. Tell him the meeting is at five.” gibi mesajın kendisini söylersin. Bırakmayacaksan “No, thanks. I’ll call back later.” diyebilirsin. Yalnızca “yes” ya da “no” demek görüşmeyi yarım bırakır, çünkü karşındaki kişi ne yapacağını bilemez.

On The Phone ünitesine nasıl çalışmalıyım?

Önce kalıpları görüşmenin sırasına göre öğren: başlatma, isteme, bekletme, mesaj ve bitirme. Sonra örnek bir diyaloğu yüksek sesle oku ve rolleri değiştirerek tekrar et. Ardından “will” ile kendi anlık karar cümlelerini yaz. Son olarak boşluk doldurma ve diyalog sıralama soruları çöz; yanlış yaptığın kalıbı tabloya dönüp yeniden gözden geçir.

Aynı Kategoriden