Dil sayesinde oluşan bir ortak alan olmadığı takdirde, yani hem dil hem de dilin oluşturduğu kültürel alan olmadığı takdirde, insan kendi sübjektif dünyasına, kendi iç âlemine kapanacak ve kendi dışına çıkma imkânı bulamayacaktır. Oysa insan, bir öz bilinç varlığı olmak bakımından, kendi yalnızlığı içerisinde kendi kendini kuramaz. O, insan varlığı olmak uğruna kendi dışına açılmak, başkalarına atılmak, kendi sübjektif alanının dışına taşmak zorundadır. İnsan için kendi sübjektif alanının dışına çıkmak, duygularını, düşüncelerini nesnelleştirmek demektir. Bunun yolu da dile sahip olmak veya dili kullanmaktan geçer. Bu parçadaki görüşler 20. yy felsefesinin hangi yaklaşımı ile ilişkilendirilebilir?
A) Yeni ontoloji
B) Mantıkçı pozitivizm
C) Hermeneutik
D) Fenomenoloji
E) Diyalektik materyalizm