Anselmus'a göre "Seven bir kimse sevdiğini tanımak ister." Tanrı'yı sevdiğini söyleyen kişi, onu iç görüyle kavrayıp deneyimleyemiyorsa, inancını bilgiye dönüştüremiyor demektir. Anselmus bu anlayışıyla inanmayı, bilmenin bir başlangıcı yapmış ve ilk kez inançla bilginin çelişmezliğini savunmuştur. Ona göre konusunu anlamayı ya da tanımayı sağlamayan iman, tamamlanmış değildir. Bu nedenle Anselmus "Anlamak için inanıyorum." diyerek düşüncesini temellendirir. Bu parçadan aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
A) İnancı bilgiye dönüşmeyen insan inançsızdır.
B) Akıl ve inanç uzlaşırsa iman tam olur.
C) İmanı tam olanın bilgisi de tam olur.
D) İnanmak için anlamak gerekir.
E) İnanç tutarlılık gerektirmez.
ikisinse bir varlık alan olduklar söylenemez. Bu yöntüye tçel seses bamıt maddesi metaflizik taspsa da varlığı tümesel, ruhsal yamın yok savunan A- varılğın her şeyin öncesitle aynı söyverken bilgil krutsal yapilan her sevyin öğretislik aynı tur olmasa da bir "varılk" oldudnu söylayrek omlelojik içerir. Fizozolüt bilgiri kuranı bu temel disiplin olduğunu denir. Fılozolve Devandındır diyeblir. Bu parçadakı görüş aşağıdakı yargılardan hansıgile gelişmisinz?
A) Varlık aşkın bir Tanrı'dan kaynaş biçiminde oluşmuştur.
B) Agilamı düşündek "kendilde varlık" bilgil konusu yapilamaz.
C) Bilgiye zihnin varlığl kurulamlar sonucu alaştir. Metaflizilk alart matematik bir çkausallık sehı.
D) Bilgilerimizin farkllğiun nedent hakirnda oldukları varlklarin özdeş olmamasındır.
E) ...
niyetle etik kurallar geliştirmekle de olası değildir. Albert Camus'un "iyiyi isteme aydınlanmamışsa kötüyü isteme kadar zarar verebilir." sözü bu durumu net biçimde açıklar. Bu parça aşağıdaki yargılardan hangisini destekler niteliktedir?
A) Uygulamalı etiğin işlevsel olması bilgiyle mümkündür.
B) Teorik etiğin, toplumsal yaşama uydurulması bilimlerin gelişimiyle mümkündür.
C) "İyi" ve "kötü" olma insan doğasının değişmez nitelikleridir.
D) Etik, değerler alanının deneysel olarak incelenmesidir.
E) Etik ilkeler sadece iki kişi arasında belirleyici olabilir.
temelinde kendi kendini aşan, belli bir ereğe yönelen bir varlık vardır. Bu varlık Hegel'in dilinde ele alınan sorunun çözüm biçimine göre, ide, tin, logos (söz), us, akıl, geist, Tanrı, manevi ya da kültür varlığı gibi değişik alanların ortaya çıkmasını sağlar. "İde" evrenin içinde olduğu gibi, evren olarak da gelişir. Onun gelişmesi evreni oluşturur. Bu durum diyalektik yöntemin yapısı gereğidir. Hegel'in bu parçadaki görüşleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) İdealist bir açıklamadır.
B) Varlığı açıklama yöntemi diyalektiktir.
C) Varlığın gerçekliğini duyusal dünyadan soyutlamaya açıklar.
D) Varlığı bir süreç olarak açıklamıştır.
E) Varlığın temeline düşünsel bir varlığı koymuştur.
. Bunun nedeni filozofların inançları konusunda hassas olmalarıyla tek başına açıklanamaz. Bu dinlerin en önemli özelliği varlık, bilgi ve değerler konusunda genel bir dünya görüşü olarak ortaya çıkmış olmalarıdır. Dogma değerindeki genel görüşlerine bakılırsa her konu için genel bir referans sistemi sunduklarını ve dogmaları gerçekle tutarlı biçimde temellendirme gayretinde olduklarını söyleyebiliriz. Böyle bir durumda Orta Çağ'ın her düşüncesinde dini görmek kaçınılmazdır. Bu parçada Orta Çağ'da dinsel etkinin olması neye dayandırılmıştır?
A) Felsefenin açıklama gücünü ve inandırıcılığını yitirmesine
B) Dinin bütünlüklü olarak her şeyi anlamlandırma içeriğine
C) Bilimsel yöntemin gelişmemiş olmasına
D) İlk Çağ paganizminin toplumsal alanda karışıklığa neden olmasına
E) Felsefe ve dinin özdeş bilgi türleri olmasına
D) Yaşamda fayda sağ...
E) Kullanılan tekniğin geçerliliğine Kafkas halkalarının danslarının tam bir görsel ziyafet olduğunu düşünüyorum. Bütün figürler yüreğimde bir heyecanı tetikliyor. Dansçıların arasındaki harmonik denge o denli etkileyici ki kendi ayaklarımızın hareket ettiğini görürsünüz. Bu dansların savaşa gitmeden önce yapıldığını öğrenmem ondan aldığım zevki ve ona karşı tavrımı etkilemedi. Bu parçadan, aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılır?
A) Sanat eserinin kaynağı, eserin algılanışını etkiler.
B) Sanat, evrensel değerlere göre biçimlenir.
C) Görsel sanatların tamamı toplumsal yaşamdan doğar.
D) Sanat bir toplumun kültürel parçasıdır.
E) Sanat kendi başına bir varlık alanıdır.
yanlış olarak nitelenir. Sınıf içinde 50 öğrenci varsa ve öğrencilerden birisi 49 öğrenci olduğunu söylüyorsa yanlış, 50 öğrenci olduğunu söylüyorsa doğrudur. Buna göre, bir önermenin doğruluğunun ölçütü aşağıdakilerden hangisine bağlanabilir?
A) İspatlanabilir olmasına
B) Gerçekliğe uygun olmasına
C) Üzerinde fikir birliği sağlanmasına
D) Yaşamda fayda sağlamasına
E) Kullanılan tekniğin geçerliliğine
olmayı gerektirir. Herkesin kabul edebileceği ahlak maksimlerini pratik akıl belirler ve insan bunları koşulsuz bir emir olarak bildirir. İnsan, pratik aklının bu koşulsuz emirleri insan olmanın kendisine yüklediği bir görev olduğu bilinciyle eylemde bulunduğunda eylemi değerlidir. İyidir. Ahlaki eylemin maksimlerini kendi pratik akıl belirlediği için bu yasalara uymak aynı zamanda insanı özgürleştirir. Bu parçadan aşağıdaki yargıların hangisi çıkarılamaz?
A) İnsan eylemlerinin değeri, sonucuna göre belirlenir.
B) Evrensel ahlak yasası rasyonel temele dayanmalıdır.
C) Ahlak maksimlerine uymak insan için bir ödevdir.
D) Evrensel ahlak yasası herhangi bir koşula bağlı olamaz.
E) İnsan eylemlerini değerli yapan şey, ödeve uygun olmasıdır.
olarak görür. Ona göre varlığın gerçisinde bir varlık alan olduğunu söylemez. Buuyönüyle felsefeyi yönüye tanımlenmez. Buyanondanmaddenin nitelikler taşısa da varlıktın temel, düşünceler, yönteme olduğunu yok sayınaz. "Varlığın her şeyin temelinde olduğunu söylerken bilgi konusu yaplan her şeyin öncelikle ayrı terilim disiplin olduğunu değil, Filozofun belirtir. Filozofun varlığını bu yakları bu paragrafta anlatılan düşünceler sistemezi getirmelillik?
A) Varlık aşkın bir Tanrı'dan başına öğreninde
B) Akılların öğretisindeği "kendinde varlık" bilgii konusu yapılanmaz.
C) Bilgeyle, zihnin varlığı kurgulaması sonucu ulaşılan yaptılanmaz.
D) Metafizik akan tuturlı matematiksel bir yaşalığa sahiplenilmizin farkılğının nedeni hakkında oldukları
E) Bilgilerimizin özdeş olmanacılır.
varlıkları kapsadığı görüşünü ileri sürer. Ona göre gerçekte var olan "Geist" yani mutlak akıldır. Geist manevi bir varlıktır. Bu varlık değişen, gelişen bir sürecin tamamında kendini ortaya koyar. Doğa ve insan gelişme sonucunda ortaya çıkmıştır. Yani evrenin gerçekliği ideanın tek tek varlıklar hâlinde belirmesinden doğmuştur. Buna göre Hegel felsefesi için aşağıdakilerin hangisi söylenebilir?
A) Varlığı, düşünsel olanın kendini açması olarak açıklamıştır.
B) Aklın her bilgiye ulaşamayacağı düşüncesindedir.
C) Tinin ilerleyişinin deney yöntemiyle anlaşılabileceğini ileri sürmüştür.
D) Var olanları maddi bir temelde açıklamıştır.
E) Varlıktaki değişimi ve gelişimi doğa yasaları ile açıklamıştır.
varlık bilimlerden bilen herşeyi. Buna karşı san zihnimden bağımsız olarak var olan her şey. Buma karşı şın bazı filozoflar, görüdüklerinin gerçek olduğundan haslı emın olacılırsın, diyerek varlığı sorgulamaktadır. Bu düşünya ada bulunmanlar da asılında bulunduylar! odadan dışarıya şany aunduylarını artıkları anda bu iddiaların yok olur. Bu ağaçdan bizi çevireleyen dünyaya yönelik böyle bir iddianı samunsaki rumuktur değildir. Mantıklı yanları olsa bile, uzun süre kendilerini boynur öğrü olduğuna inandıramızlar. Bu parçada eleştirilen görüş aşağıdakilerden hangisidir?
A) Evren, mekanik bir varlık değil, canlı bir oluştur.
B) Varlık idea ve madde olmak üzere iki çeşrenden oluşmuştur.
C) Dış dünya insan zihninden bağımsız olarak vardır.
D) Hiçbir şey yoktur, olsaydı da bilinmez, bilinse de başkasına aktarılamaz.
E) Varlıklar yalnızca insan zihnında var olan düşüncelerde var olabilir.
Ücretsiz ön görüşme
Deneyimli eğitim uzmanlarımızla tanışın
Birkaç dakikada ihtiyaçlarınızı paylaşın, size en uygun planı birlikte oluşturalım.
Bu görüşmenin bir koçluk görüşmesi olmadığını belirtmek isteriz.
Randevu talebiniz alındı!
Ekibimiz en kısa sürede sizinle iletişime geçecek.