Türk Dili ve Edebiyatı Bir sözcüğün gerçek anlamına bağlı kalarak kazandığı yeni anlamlara "yan anlam" denir. Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde geçen altı çizili sözcük yan anlamlıdır?
Türk Dili ve Edebiyatı Mutlu olmayı yarına bırakmak, karşıya geçmek için nehrin durmasını beklemeye benzer ve bilirsin, o nehir asla durmaz. Bu cümleyle ilgili olarak aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?
Türk Dili ve Edebiyatı Arkeoloji ve sanat tarihi bilimleri ile ilgili en temel kaynaklarda bile tanımlama ve açıklamaların farklılığı çeşitliliği dikkati çeker. En temel ansiklopedik tanımlamalar bile özünde aynı…
Türk Dili ve Edebiyatı Araştırmacılar doğada bulunmanın sağlığa olan faydalarına işaret ediyor (dikkat çekiyor). I Açık alanlarda vakit geçirmenin ruh sağlığı üzerinde koruyucu (önleyici) bir etkisi olduğunu…
Türk Dili ve Edebiyatı Safranbolu'nun nüfus cüzdanı kabul edilebilecek "Kent Tarihi Müzesi"ne geldiğinizde pencereler geriye doğru açılır; geçmişten bugüne tarihsel, kültürel, geleneksel ve sosyal bir kente…
Türk Dili ve Edebiyatı Eğitimli, öğrenimli insanlar; kitapların içindekleri okuyanlardır. Düşünürler, dâhiler ve dünyayı aydınlatıp insan soyunun ilerlemesine katkıda bulunmuş olanlar ise doğrudan tabiat…
Türk Dili ve Edebiyatı Gazeteci: Bir doğa manzarasını olduğu gibi resmeden bir genç ressama, niçin "böyle resimler çizecekse başka bir işe yönelmesi gerektiğini" söylediniz? Ressam: Çünkü o işi fotoğraf…
Türk Dili ve Edebiyatı Eğer biri için eli sıkı diyorsanız onun cimri olduğunu ifade ediI yorsunuzdur. Biri için elinden tuttum diyorsanız ona yardımda II bulunduğunuzu dile getiriyorsunuz demektir. Bir…
Türk Dili ve Edebiyatı Atasözlerinin, üzerine bina edildiği anahtar sözcükler vardır. Bu sözcükler, günlük yaşamda o sözün ifade ettiği anlamı karşılar. Örneğin "Damlaya damlaya göl olur." atasözünde "göl" sözcüğü…
Türk Dili ve Edebiyatı Gecenin üçüne on vardı; presçi çocuk Nuri, Celal Usta'ya seslendi: Usta, şu benim kalıba bak hele! (I) Ustabaşı, odasının kapısında kollarını kavuşturmuş; sert sert bakıyordu. (II) Celal…
Türk Dili ve Edebiyatı Bağlam, insan muhakemesini doğrudan ve bilinç dışı üzerinden etkiler. Bağlam değiştiğinde tercihlerin ve yorumların da değişmesi kaçınılmazdır. Bu kadar kolay etkilenen bir zihne…
Türk Dili ve Edebiyatı I. Fizyolojik ihtiyaçların yanında ya da dışında diğer tüm ihtiyaçlar, insanın kendisini gerçekleştirebilmesi içindir. II. Kendini gerçekleştiren tüm bireyler, var oluşu olumlu…
Türk Dili ve Edebiyatı Aşağıdaki cümlelerin hangisinde türetilirken ünlü düşmesine uğramış sözcük kullanılmamıştır?
Türk Dili ve Edebiyatı Türkçede iki ünlü arasında bulunan süreksiz sert ünsüzler yumuşar. Bu kurala ünsüz yumuşaması (değişimi) adı verilir. Bazen de özellikle tek heceli ve alıntı sözcüklerde bu yumuşamanın…
Türk Dili ve Edebiyatı (I) Sanat kaygısı olmadan yazılan bir öykünün okura kazandıracağı bir şey yoktur. (II) Bir öykücünün, iyi bir yazar olabilmesi için en az bir şair kadar hassas olması gerekmektedir…
Türk Dili ve Edebiyatı Gazeteci: Dağın eteğindeki kırları yeşile boyayın diyen öğreticiye "Hangi yeşile?" diyen birine "Sende şairlik yeteneği var." demiş ve şiir yazmasını salık vermişsiniz, acaba neden?…
Türk Dili ve Edebiyatı Şiir; içerik, biçim ve sunuluş açısından düzyazıdan ayrı, özgün, okuru etkilemeye ve duygu uyandırmaya yönelik ve yaratı niteliği taşıyan bir söz sanatı ürünüdür. "Şiiri diğer yazın…
Türk Dili ve Edebiyatı O günün gecesi ben uykuyu kaybettim. Yatakta bir o yana bir bu yana dönmekten usanınca kalkıp ceketi omzuma attım. Bir tas ayran içip sedire çöktüm. Penceremiz yaz gecesine açılıyor. Mehtap…