Türk Dili ve Edebiyatı Bir koşmaya ait üç dörtlük şu şekildedir: I. Dadaloğlu der ki belim bükülür Gözümün gevheri yere dökülür Yalnız taştan duvar olmaz yıkılır Koç yiğide emmi dayı il gerek II. Buna kılıç…
Türk Dili ve Edebiyatı Ahmet Haşim, sanat yaşamının son dönemlerinde daha yalın bir üslup kullanmıştır. Her ne kadar Millî edebiyat şairleri kadar sade bir dille yazmasa da kendi şiirleri içerisinde bu değişim…
Türk Dili ve Edebiyatı Biz şiirlerimizde tehlike tutkusunu, enerji ve ataklık alışkanlığını dile getirmek istiyoruz Korkusuzluk, gözü peklik, başkaldırı, şiirimizin başlıca ögeleri olacaktır. Edebiyat…
Türk Dili ve Edebiyatı İstanbul sokaklarını tarihin gizemli sayfalarında gezmek, rüyalarda oluşturulan bir dünya atlasının hikâyesini dinlemek ve gizemli insanların masalsı yaşamlarını okumak istiyorsanız doğru…
Türk Dili ve Edebiyatı Günlük beslenmemizde renkli sebzelerin yer alması, vücudumuzun ihtiyaç duyduğu çeşitli vitamin mineral ve antioksidanları almasında kilit bir rol oynar. Bu renkli yelpazenin içinde…
Türk Dili ve Edebiyatı (I) Bugün dünya nüfusunun yüzde altmışından fazlası, günde beş dolardan az parayla hayatta kalmaya çalışarak yoksullukla pençeleşiyor. (II) Dünyadaki insanların yarısı yeterli ve sağlıklı…
Türk Dili ve Edebiyatı Şehzadeler şehri Amasya'yı görmeye gidenler ahşap kokulu Amasya konaklarının arasından nazlı nazlı süzülen Yeşilırmak'ın huzurlu sesine kulak verdiklerinde kendilerini bir sahil kentinde…
Türk Dili ve Edebiyatı Polisiye romanların bir numaralı yazarı Agatha Christie, tüm eserlerinde benzer bir esrarı çözmeye çalışır. Peki, böyle bir benzerliğe karşın okur her romanda nasıl yeni bir gizem buluyor?…
Türk Dili ve Edebiyatı Avrupa'nın en önemli kış sporları merkezlerinden olan ve daha önce uluslararası seviyede birçok I organizasyona kapılarını açan Erzurum, II Avrupa Gençlik Olimpik Kış Festivali'nin…
Türk Dili ve Edebiyatı (I) Burası kışın da güzel hatta kışın kasabanın karlar altındaki görünümü, yazdan daha mı güzel ne! (II) "Küçük, şirin bir kıyı kasabası" olmaktan çıkıp gerçek kimliğine bürünmek için kışı…
Türk Dili ve Edebiyatı Bir koşmaya ait üç dörtlük şu şekildedir: I. Dadaloğlu der ki belim bükülür Gözümün gevheri yere dökülür Yalnız taştan duvar olmaz yıkılır Koç yiğide emmi dayı il gerek II. Buna kılıç…
Türk Dili ve Edebiyatı Ankara, mart ayının bu soğuk gününde, baharın müjdecisi yağmurlarla buluşuyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğünün son hava durumu tahminlerine göre, I başkentin dört bir yanı çok şiddetli…
Türk Dili ve Edebiyatı Ufacık bir derenin taşıdığı buz gibi köpüklü sular, değirmene kadar ulaşıyor; ağaçların hışırtısını bastıran bir gürültüyle değirmenin altından fıkırdayıp çıkarak iki sıra taze kavağın…
Türk Dili ve Edebiyatı I. Kalpaklılar II. Yorgun Savaşçı III. Ateşten Gömlek IV. Küçük Ağa V. Sahnenin Dışındakiler Numaralanmış olarak verilen ve Millî Mücadele'yi konu alan romanların yazarları, sanat…
Türk Dili ve Edebiyatı | Nazım Şekli | Birim Değeri | Birim Sayısı | |-------------|--------------|--------------| | ---- | Beyit | 5-15 | | ---- | ---- | 33-99 | | Kaside | ---- | ---- | | Tuyuğ | Dörtlük | ---- |…
Türk Dili ve Edebiyatı Bu sanat anlayışına sahip olan sanatçılar şiirde mecazlı söyleyişi reddetmiş ve şiirlerini sade abartısız bir dil ile kaleme almışlardır. Şiirlerinde, dil anlayışlarında olduğu gibi konu…
Türk Dili ve Edebiyatı I. Yaşayıp Ölmek II. Gül Dönüyor Avcumda III. Rahatı Kaçan Ağaç IV. Sevda Sözleri V. Bir Kadının Penceresinden Numaralandırılmış eserlerden hangileri Garip akımı sanatçılarından birine…
Türk Dili ve Edebiyatı yüzyılda Avrupa'da ortaya çıkan ve ardından Amerika'ya uzanarak tüm dünyayı etkisi altına almış bir sanat hareketini içeren bu akım; I. Dünya Savaşı'nı protesto etmek amacıyla Zürih, Berlin…
Türk Dili ve Edebiyatı Beline kadar uzanan, örgüsü çözülmüş ve boyasız saçları I II dağınıktı. Yüzü her zamanki gibi soluktu. İstekleri hiç III gerçekleşmemiş bir insanın yılgın hâlini görebiliyordunuz IV…
Türk Dili ve Edebiyatı Kavuklu – Müsaade edersen iki kelime de söylemek bana nasip olsun. Evde sen mi oturacaksın, ben mi? Pişekâr – Efendim, tabii siz oturacaksınız. Kavuklu – Sana ne oluyor? Bir saattir…