Osmanlı Devleti'nde başlangıçta bütün çalışanların uyduğu genel bir hafta tatili yoktu. 17 Ocak 1842 tarihli "irade" ile hafta

Osmanlı Devleti'nde başlangıçta bütün çalışanların uyduğu genel bir hafta tatili yoktu. 17 Ocak 1842 tarihli "irade" ile hafta tatili perşembe gününden cuma gününe alındı. Cuma günü yalnız resmî devlet dairelerinde çalışan Müslümanlar için hafta tatili olarak kabul edilmişti. Bu arada Hristiyan memurlar pazar günü, Museviler ise cumartesi günü tatil yapıyordu. Cumhuriyet'in ilanından sonra TBMM'de 2 Ocak 1924 tarihinde çıkarılan kanunla cuma günü resmen hafta tatili olarak kabul edildi. 27 Mayıs 1935 tarihinde ise hafta tatili cuma gününden pazar gününe alındı. Bu bilgilere göre aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?
A) Osmanlı Devleti, laiklik ilkesi doğrultusunda hareket etmemiştir.
B) Resmî tatilin pazar gününe alınmasında toplumun talepleri etkili olmuştur.
C) Türkiye Cumhuriyeti, toplumsal hayatı düzenleyen kanunlar çıkarmıştır.
D) Osmanlı Devleti tatilleri belirlerken toplumun dinî ihtiyaçlarını dikkate almıştır.
E) XIX. yüzyılda gayrimüslimler de kamu hizmetinde çalışma hakkına sahip olmuştur.

Osmanlı Devleti'nde başlangıçta bütün çalışanların uyduğu genel bir hafta tatili yoktu. 17 Ocak 1842 tarihli "irade" ile hafta

Öğretmenin Çözümü

İnkılap Öğretmeni · Tahta öğretmen çözümü

Çözümün yazılı anlatımı

a osmanlının tatil günlerini dinlere göre ayırması dini kurallara göre davrandığını gösteriyo yani laik davranmadığı doğru oluyo ve buna ulaşılıyo b tatilin pazara alınma nedeni olarak metinde toplumdan gelen isteklerden veya taleplerden hiç bahsedilmiyo yani bu bilgiye ulaşılamıyo c yeni meclisin hafta tatiliyle ilgili kanunlar çıkarması cumhuriyetin sosyal hayatı düzene sokmak için adımlar attığını gösteriyo d devletin müslüman hristiyan ve museviler için inançlarına göre farklı günlerde tatil vermesi dini hassasiyetleri önemsediğini kanıtlıyo e 19 yüzyılda gayrimüslimlerin de kamu hizmetinde çalışma hakkı elde ettiğini net şekilde gösteriyo doğru cevap b

Benzer Sorular

Platon, varlıkları görünüş ve gerçeklik ayrımı olmak üzere farklı iki düzeyde ele alır. Ona göre
Platon, varlıkları görünüş ve gerçeklik ayrımı olmak üzere farklı iki düzeyde ele alır. Ona göre

duyularımızla algıladığımız her şey görünüş dünyasına aittir. Gerçeklik ise akılla…

Devletçilik; ekonomik gücü yetersiz, geri kalmış bir toplumun ulusal kaynaklarını harekete geçirerek
Devletçilik; ekonomik gücü yetersiz, geri kalmış bir toplumun ulusal kaynaklarını harekete geçirerek

gelişmiş bir sanayi toplumunun oluşturulmasına devletin öncülük etmesidir. Buna göre I…

"Uygur şehrinde pek çok evler, kuleler ve bahçeler vardır. Uygurlar; zeki, doğru karakterli ve
"Uygur şehrinde pek çok evler, kuleler ve bahçeler vardır. Uygurlar; zeki, doğru karakterli ve

namuslu insanlardır. Altın, gümüş, bakır ve demirden yapılan eşyalar ile vazo ve çanak…

Gaziantep şehri Antik Çağ'da, Roma ve Bizans döneminde "Ayıntap" olarak bilinirdi. Bu isim, zamanla
Gaziantep şehri Antik Çağ'da, Roma ve Bizans döneminde "Ayıntap" olarak bilinirdi. Bu isim, zamanla

halk arasında "Antep" şekline dönüşerek kullanılageldi. Gaziantep'in eski adı olan…

İslamiyet öncesi Türk devletlerinde yılda üç kez boy beyleri, hanedan üyeleri ve komutanların
İslamiyet öncesi Türk devletlerinde yılda üç kez boy beyleri, hanedan üyeleri ve komutanların

katılımı ile kurultay meclisi toplanırdı. Kurultayda kağana yardımcı olmak adına…

Tarihçi Beyhakî eserinde Gazneli Sultan Mesud Dönemi'nde Gaznelilerin en önemli bölgesi olan
Tarihçi Beyhakî eserinde Gazneli Sultan Mesud Dönemi'nde Gaznelilerin en önemli bölgesi olan

Horasan'ın; Nesâ, Serahs ve Dandanakan savaşlarıyla birlikte Selçukluların eline geçtiğini…

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti'nin XIV. yüzyılda kısa sürede gelişmesinde etkili olan
Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti'nin XIV. yüzyılda kısa sürede gelişmesinde etkili olan

durumlardan biri değildir?

Tanrı buyurduğu için babam İlteriş Kağan ile anam İlbilge Hatun'u göğe kaldırmış. Babam Kağan on
Tanrı buyurduğu için babam İlteriş Kağan ile anam İlbilge Hatun'u göğe kaldırmış. Babam Kağan on

yedi erle birlikte halkı toplamış. Halkı toplayıp il tutmuş, töre koymuş. Türk halkı için…

Halkçılık, kişilerin dil, din, mezhep, ırk, cinsiyet ve siyasi görüş farkı gözetilmeksizin kanunlar
Halkçılık, kişilerin dil, din, mezhep, ırk, cinsiyet ve siyasi görüş farkı gözetilmeksizin kanunlar

önünde eşit olması ve halkın devlet için değil, devletin halk için var olmasıdır. Buna…

Tarihte, sürekli görülen hiçbir şey değişikliğin etkisinden kurtulamaz. Ne kadar birdenbire ve
Tarihte, sürekli görülen hiçbir şey değişikliğin etkisinden kurtulamaz. Ne kadar birdenbire ve

şiddetli olursa olsun hiçbir değişiklik de dün ile bugün arasındaki sürekliliği bozamaz…