Osmanlı Devleti'nde; 1560 civarında yaklaşık 40 bin kapıkuluna yılda 1200 yük akçe kadar ulufe verilirken 1620 civarında 100 bin

Osmanlı Devleti'nde; 1560 civarında yaklaşık 40 bin kapıkuluna yılda 1200 yük akçe kadar ulufe verilirken 1620 civarında 100 bin kapıkuluna 4000 yük akçelik ulufe verilmiştir. Bu bilgiyle Osmanlı Devleti'nde, I. Kapıkulu askerleri önem kazanmıştır. II. Hazine giderleri artmıştır. III. Timarlı sipahi sayısı artmıştır. yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III

Osmanlı Devleti'nde; 1560 civarında yaklaşık 40 bin kapıkuluna yılda 1200 yük akçe kadar ulufe verilirken 1620 civarında 100 bin

Öğretmenin Çözümü

İnkılap Öğretmeni · Tahta öğretmen çözümü

Çözümün yazılı anlatımı

1: kapıkulu asker sayısının ve onlara ödenen ulufe bütçesinin büyük oranda artması bu askeri sınıfın ordu içinde daha çok önem kazandığını gösteriyo yani bu durum ulaşılabilir bir yargı oluyo 2: kapıkullarına verilen yıllık ulufe miktarının bin iki yüz yük akçeden dört bin yük akçeye yükselmesi devlet kasasından daha fazla para çıkmasına ve hazine giderlerinin artmasına neden oluyo yani bu yargıya ulaşılıyo 3: verilen metinde sadece merkez ordusu olan kapıkulu askerlerinden bahsediliyo eyalet askeri olan tımarlı sipahilerin sayısıyla ilgili hiçbir bilgi yer almıyo yani bu durum ulaşılabilir bir yargı olmuyo bu yüzden doğru cevap c şıkkı oluyo

Benzer Sorular

Platon, varlıkları görünüş ve gerçeklik ayrımı olmak üzere farklı iki düzeyde ele alır. Ona göre
Platon, varlıkları görünüş ve gerçeklik ayrımı olmak üzere farklı iki düzeyde ele alır. Ona göre

duyularımızla algıladığımız her şey görünüş dünyasına aittir. Gerçeklik ise akılla…

Devletçilik; ekonomik gücü yetersiz, geri kalmış bir toplumun ulusal kaynaklarını harekete geçirerek
Devletçilik; ekonomik gücü yetersiz, geri kalmış bir toplumun ulusal kaynaklarını harekete geçirerek

gelişmiş bir sanayi toplumunun oluşturulmasına devletin öncülük etmesidir. Buna göre I…

"Uygur şehrinde pek çok evler, kuleler ve bahçeler vardır. Uygurlar; zeki, doğru karakterli ve
"Uygur şehrinde pek çok evler, kuleler ve bahçeler vardır. Uygurlar; zeki, doğru karakterli ve

namuslu insanlardır. Altın, gümüş, bakır ve demirden yapılan eşyalar ile vazo ve çanak…

Gaziantep şehri Antik Çağ'da, Roma ve Bizans döneminde "Ayıntap" olarak bilinirdi. Bu isim, zamanla
Gaziantep şehri Antik Çağ'da, Roma ve Bizans döneminde "Ayıntap" olarak bilinirdi. Bu isim, zamanla

halk arasında "Antep" şekline dönüşerek kullanılageldi. Gaziantep'in eski adı olan…

İslamiyet öncesi Türk devletlerinde yılda üç kez boy beyleri, hanedan üyeleri ve komutanların
İslamiyet öncesi Türk devletlerinde yılda üç kez boy beyleri, hanedan üyeleri ve komutanların

katılımı ile kurultay meclisi toplanırdı. Kurultayda kağana yardımcı olmak adına…

Tarihçi Beyhakî eserinde Gazneli Sultan Mesud Dönemi'nde Gaznelilerin en önemli bölgesi olan
Tarihçi Beyhakî eserinde Gazneli Sultan Mesud Dönemi'nde Gaznelilerin en önemli bölgesi olan

Horasan'ın; Nesâ, Serahs ve Dandanakan savaşlarıyla birlikte Selçukluların eline geçtiğini…

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti'nin XIV. yüzyılda kısa sürede gelişmesinde etkili olan
Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti'nin XIV. yüzyılda kısa sürede gelişmesinde etkili olan

durumlardan biri değildir?

Tanrı buyurduğu için babam İlteriş Kağan ile anam İlbilge Hatun'u göğe kaldırmış. Babam Kağan on
Tanrı buyurduğu için babam İlteriş Kağan ile anam İlbilge Hatun'u göğe kaldırmış. Babam Kağan on

yedi erle birlikte halkı toplamış. Halkı toplayıp il tutmuş, töre koymuş. Türk halkı için…

Halkçılık, kişilerin dil, din, mezhep, ırk, cinsiyet ve siyasi görüş farkı gözetilmeksizin kanunlar
Halkçılık, kişilerin dil, din, mezhep, ırk, cinsiyet ve siyasi görüş farkı gözetilmeksizin kanunlar

önünde eşit olması ve halkın devlet için değil, devletin halk için var olmasıdır. Buna…

Tarihte, sürekli görülen hiçbir şey değişikliğin etkisinden kurtulamaz. Ne kadar birdenbire ve
Tarihte, sürekli görülen hiçbir şey değişikliğin etkisinden kurtulamaz. Ne kadar birdenbire ve

şiddetli olursa olsun hiçbir değişiklik de dün ile bugün arasındaki sürekliliği bozamaz…