Sümerbank'ın genel direktörü Nurullah Esat Sümer, 1936 yılında: "Türkiye'nin fiilî ve açık bir hedef olarak endüstrileşme

Sümerbank'ın genel direktörü Nurullah Esat Sümer, 1936 yılında: "Türkiye'nin fiilî ve açık bir hedef olarak endüstrileşme hareketi, devletin yüksek otoritesinin millet ekonomisine müdahalesi ile başlar. Bu müdahalenin meyzuu, Türkiye'de ana sanayiyi devlet eliyle kurmak ve Türkiye'yi hava gibi, su gibi ve güneş gibi artık ihmal edilemez birer ihtiyaç hâlini almış olan ana sanayi branşlarında muhtar bir hâle getirmekten ibarettir" şeklinde konuşmuştur. Buna göre; I. Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı'nın uygulanması, II. Devletçi ekonomi anlayışının benimsenmesi, III. özel girişimlerin ekonomide tamamen etkisiz hâle getirilmesi durumlarından hangileri bu anlayışla ilişkilendirilebilir?
A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) Yalnız III
D) I ve II
E) I, II ve III

Sümerbank'ın genel direktörü Nurullah Esat Sümer, 1936 yılında: "Türkiye'nin fiilî ve açık bir hedef olarak endüstrileşme

Öğretmenin Çözümü

İnkılap Öğretmeni · Tahta öğretmen çözümü

Çözümün yazılı anlatımı

1: metindeki konuşma 1936 yılında yapılıyo ve devlet eliyle fabrikalar kurulmasından bahsediyo bu da o yıllarda birinci beş yıllık sanayi planının uygulandığını gösterdiği için ilişkilendiriliyo 2: devletin yüksek gücüyle ekonomiye doğrudan müdahale etmesi ve sanayiyi kendi eliyle var etmeye çalışması devletçi ekonomi anlayışını yansıtıyo bu yüzden parçayla tam uyuşuyo 3: parçada büyük sanayinin devlet tarafından kurulması gerektiği söyleniyo ama bu durum özel teşebbüslerin tamamen yok edildiği veya engellendiği anlamına gelmiyo o yüzden bununla bağlanamıyo doğru cevap d

Benzer Sorular

Platon, varlıkları görünüş ve gerçeklik ayrımı olmak üzere farklı iki düzeyde ele alır. Ona göre
Platon, varlıkları görünüş ve gerçeklik ayrımı olmak üzere farklı iki düzeyde ele alır. Ona göre

duyularımızla algıladığımız her şey görünüş dünyasına aittir. Gerçeklik ise akılla…

Devletçilik; ekonomik gücü yetersiz, geri kalmış bir toplumun ulusal kaynaklarını harekete geçirerek
Devletçilik; ekonomik gücü yetersiz, geri kalmış bir toplumun ulusal kaynaklarını harekete geçirerek

gelişmiş bir sanayi toplumunun oluşturulmasına devletin öncülük etmesidir. Buna göre I…

"Uygur şehrinde pek çok evler, kuleler ve bahçeler vardır. Uygurlar; zeki, doğru karakterli ve
"Uygur şehrinde pek çok evler, kuleler ve bahçeler vardır. Uygurlar; zeki, doğru karakterli ve

namuslu insanlardır. Altın, gümüş, bakır ve demirden yapılan eşyalar ile vazo ve çanak…

Gaziantep şehri Antik Çağ'da, Roma ve Bizans döneminde "Ayıntap" olarak bilinirdi. Bu isim, zamanla
Gaziantep şehri Antik Çağ'da, Roma ve Bizans döneminde "Ayıntap" olarak bilinirdi. Bu isim, zamanla

halk arasında "Antep" şekline dönüşerek kullanılageldi. Gaziantep'in eski adı olan…

İslamiyet öncesi Türk devletlerinde yılda üç kez boy beyleri, hanedan üyeleri ve komutanların
İslamiyet öncesi Türk devletlerinde yılda üç kez boy beyleri, hanedan üyeleri ve komutanların

katılımı ile kurultay meclisi toplanırdı. Kurultayda kağana yardımcı olmak adına…

Tarihçi Beyhakî eserinde Gazneli Sultan Mesud Dönemi'nde Gaznelilerin en önemli bölgesi olan
Tarihçi Beyhakî eserinde Gazneli Sultan Mesud Dönemi'nde Gaznelilerin en önemli bölgesi olan

Horasan'ın; Nesâ, Serahs ve Dandanakan savaşlarıyla birlikte Selçukluların eline geçtiğini…

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti'nin XIV. yüzyılda kısa sürede gelişmesinde etkili olan
Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti'nin XIV. yüzyılda kısa sürede gelişmesinde etkili olan

durumlardan biri değildir?

Tanrı buyurduğu için babam İlteriş Kağan ile anam İlbilge Hatun'u göğe kaldırmış. Babam Kağan on
Tanrı buyurduğu için babam İlteriş Kağan ile anam İlbilge Hatun'u göğe kaldırmış. Babam Kağan on

yedi erle birlikte halkı toplamış. Halkı toplayıp il tutmuş, töre koymuş. Türk halkı için…

Halkçılık, kişilerin dil, din, mezhep, ırk, cinsiyet ve siyasi görüş farkı gözetilmeksizin kanunlar
Halkçılık, kişilerin dil, din, mezhep, ırk, cinsiyet ve siyasi görüş farkı gözetilmeksizin kanunlar

önünde eşit olması ve halkın devlet için değil, devletin halk için var olmasıdır. Buna…

Tarihte, sürekli görülen hiçbir şey değişikliğin etkisinden kurtulamaz. Ne kadar birdenbire ve
Tarihte, sürekli görülen hiçbir şey değişikliğin etkisinden kurtulamaz. Ne kadar birdenbire ve

şiddetli olursa olsun hiçbir değişiklik de dün ile bugün arasındaki sürekliliği bozamaz…