Osmanlı Sadrazamı Rami Paşa, dokuma ustalarına "Avrupalılar, çuha ve ipekli kumaşların ham maddelerini bizden alıyor ve

Osmanlı Sadrazamı Rami Paşa, dokuma ustalarına "Avrupalılar, çuha ve ipekli kumaşların ham maddelerini bizden alıyor ve ürettiklerini bize geri satıyor. Onlarla bu konuda rekabet edemeyişimiz, çalışma düzenimizin bozuk olmasından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle gerekli alet ve levazımı sağlamalı, ham maddelerimizi yurt içinde işlemeliyiz." demiştir. Rami Paşa bu sözleriyle Osmanlı ekonomisi ile ilgili aşağıdakilerden hangisinin gerekliliğinden bahsetmiştir?
A) Ham madde ihracatının teşvik edilmesinin
B) İmkânlar dahilinde yerli bir sanayi kurulmasının
C) İthal ürünlere dayalı tarım politikası izlenmesinin
D) Dış gümrük vergilerinin düşürülmesinin
E) Avrupalı devletlerden dış borç alınmasının

Osmanlı Sadrazamı Rami Paşa, dokuma ustalarına "Avrupalılar, çuha ve ipekli kumaşların ham maddelerini bizden alıyor ve

Öğretmenin Çözümü

İnkılap Öğretmeni · Tahta öğretmen çözümü

Çözümün yazılı anlatımı

a rami paşa ham maddelerin dışarıya satılmasından ve sonra işlenmiş olarak geri alınmasından yakınıyo yani bunun daha çok desteklenmesini kesinlikle istemiyo b gerekli aletleri sağlayıp ham maddeleri kendi içimizde işlememiz gerektiğini söylüyo bu durum doğrudan kendi yerli üretimimizi ve sanayimizi kurmamız gerektiğine işaret ediyo c metinde dışarıdan mal almaya dayalı bir tarım politikasından ya da tarımın ithalata bağımlı hale getirilmesinden hiç bahsetmiyo konu tamamen sanayi üretimiyle ilgili oluyo d yabancı devletlerin gümrük vergilerini düşürmek yerli üreticiyi daha da zor duruma düşüreceği için paşanın anlattığı yerli üretimi koruma fikriyle tamamen ters düşüyo e ekonomiyi düzeltmek veya üretim yapmak için avrupadan borç para alınması gerektiğine dair parçada hiçbir bilgi veya öneri yer almıyo doğru cevap b

Benzer Sorular

Platon, varlıkları görünüş ve gerçeklik ayrımı olmak üzere farklı iki düzeyde ele alır. Ona göre
Platon, varlıkları görünüş ve gerçeklik ayrımı olmak üzere farklı iki düzeyde ele alır. Ona göre

duyularımızla algıladığımız her şey görünüş dünyasına aittir. Gerçeklik ise akılla…

Devletçilik; ekonomik gücü yetersiz, geri kalmış bir toplumun ulusal kaynaklarını harekete geçirerek
Devletçilik; ekonomik gücü yetersiz, geri kalmış bir toplumun ulusal kaynaklarını harekete geçirerek

gelişmiş bir sanayi toplumunun oluşturulmasına devletin öncülük etmesidir. Buna göre I…

"Uygur şehrinde pek çok evler, kuleler ve bahçeler vardır. Uygurlar; zeki, doğru karakterli ve
"Uygur şehrinde pek çok evler, kuleler ve bahçeler vardır. Uygurlar; zeki, doğru karakterli ve

namuslu insanlardır. Altın, gümüş, bakır ve demirden yapılan eşyalar ile vazo ve çanak…

Gaziantep şehri Antik Çağ'da, Roma ve Bizans döneminde "Ayıntap" olarak bilinirdi. Bu isim, zamanla
Gaziantep şehri Antik Çağ'da, Roma ve Bizans döneminde "Ayıntap" olarak bilinirdi. Bu isim, zamanla

halk arasında "Antep" şekline dönüşerek kullanılageldi. Gaziantep'in eski adı olan…

İslamiyet öncesi Türk devletlerinde yılda üç kez boy beyleri, hanedan üyeleri ve komutanların
İslamiyet öncesi Türk devletlerinde yılda üç kez boy beyleri, hanedan üyeleri ve komutanların

katılımı ile kurultay meclisi toplanırdı. Kurultayda kağana yardımcı olmak adına…

Tarihçi Beyhakî eserinde Gazneli Sultan Mesud Dönemi'nde Gaznelilerin en önemli bölgesi olan
Tarihçi Beyhakî eserinde Gazneli Sultan Mesud Dönemi'nde Gaznelilerin en önemli bölgesi olan

Horasan'ın; Nesâ, Serahs ve Dandanakan savaşlarıyla birlikte Selçukluların eline geçtiğini…

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti'nin XIV. yüzyılda kısa sürede gelişmesinde etkili olan
Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti'nin XIV. yüzyılda kısa sürede gelişmesinde etkili olan

durumlardan biri değildir?

Tanrı buyurduğu için babam İlteriş Kağan ile anam İlbilge Hatun'u göğe kaldırmış. Babam Kağan on
Tanrı buyurduğu için babam İlteriş Kağan ile anam İlbilge Hatun'u göğe kaldırmış. Babam Kağan on

yedi erle birlikte halkı toplamış. Halkı toplayıp il tutmuş, töre koymuş. Türk halkı için…

Halkçılık, kişilerin dil, din, mezhep, ırk, cinsiyet ve siyasi görüş farkı gözetilmeksizin kanunlar
Halkçılık, kişilerin dil, din, mezhep, ırk, cinsiyet ve siyasi görüş farkı gözetilmeksizin kanunlar

önünde eşit olması ve halkın devlet için değil, devletin halk için var olmasıdır. Buna…

Tarihte, sürekli görülen hiçbir şey değişikliğin etkisinden kurtulamaz. Ne kadar birdenbire ve
Tarihte, sürekli görülen hiçbir şey değişikliğin etkisinden kurtulamaz. Ne kadar birdenbire ve

şiddetli olursa olsun hiçbir değişiklik de dün ile bugün arasındaki sürekliliği bozamaz…