Gazeteci: (I) ---- Yazar: — Yurtta ve yurt dışında sekiz ödül aldım. Yapıtlarım yabancı dillere çevrildi. Bunların üstünde durmadım. Ünümü yitirmeye başladığım zamanlarda tasalandım. Yazdıklarımın bir değeri varsa bunların bugün değilse de yarın mutlaka okunacağına inanırım. Gazeteci: (II) ---- Yazar: — Kimi yazar "Kendim için yazıyorum." diyor. Ben edebiyattaki ilkelerimi belirttim. Halkımın sorunlarını dile getirmek kendim için de yazmak değil mi? Ben insanların acılarını anlatmazsam çatlarım. Yazarak çatlamaktan kurtuluyorum. Böyle düşünen biri bakımından kendisi veya toplum için yazma arasında bir fark kalmaz sanırım. Bu diyalogda boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi sırasıyla getirilmelidir?
A) I. Beğenilmek veya beğenilmemek sizi etkileyen veya yönlendiren bir güç müdür? II. Kendisi için yazmak mı, toplum için yazmak mı; siz hangisini tercih ediyorsunuz?
B) I. Ödül almanın bir yazar için itici güç olduğu söylenebilir mi? II. Toplum için yazdığını söyleyen yazarlar, aslında bir yandan da kendilerini anlatmıyorlar mı?
C) I. Bir dönem beğenilmiş, sonra unutulmuş bir yazar olmak çalışma isteğinizi olumsuz etkiliyor mu? II. Bir yazarın sosyal sorunlara sırtını dönerek sırf kendi durumuna yönelmesini eksiklik olarak görüyor musunuz?
D) I. Bugünün beğenilerine değil de gelecek kuşaklara seslenmenizon nedeni nedir? II. Edebiyatta halkın sorunlarını dile getirmenin eserin değerini azalttığı düşüncesine katılıyor musunuz?
E) I. Sizce çok okunmak ve yabancı ülkelerde tanınmak bir yazarın başarısının kanıtı mıdır? II. Yazmak sizin için de bir çeşit rahatlatma ve arınma faaliyeti midir?