Yazar: — Psikolojik roman dediğinizde aklıma ilk Peyami Safa geliyor. Bence onun insan psikolojisini iyi gözlemlemesinin nedeni yıllarca tedavi için hastanede yatmasıdır. Nitekim hastanede kendi yaşadıklarından yola çıkarak yazdığı otobiyografik bir romanı var. Eleştirmen: — Lise yıllarımda okumuştum o romanını. Aslında ciğerlerinden hasta olan ince ruhlu Ferit'i anlattığı romanda da psikolojik tahlillerinin olgunluğu beni hayrete düşürmüştü. Sizi en çok etkileyen romanı hangisiydi? Yazar: — İstanbul'un iki yakasındaki farklı yaşamları Doğu - Batı ikilemi içerisinde anlattığı eseriydi beni en çok etkileyen. İlk okuduğum eseriydi. Sonrasında neredeyse tüm romanlarını okudum. Polisiye romanını okuduğumda ben de biraz şaşırmıştım üslubuna. Eleştirmen: — Evet, edebî değeri olmadığını düşünerek takma adla kaleme aldığı eseri... Ancak Türk sineması uzun yıllar beslendi o eserden. Bu diyalogdan hareketle aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
A) Yazar, Peyami Safa'nın romanlarının tamamına yakınını okumuştur.
B) Yazarın otobiyografik dediği roman, Matmazel Noraliya'nın Koltuğu'dur.
C) Yazarın Peyami Safa'ya ait okuduğu ilk eser Fatih-Harbiye'dir.
D) Eleştirmen Dokuzuncu Hariciye Koğuşu adlı eseri okul yıllarında okumuştur.
E) Eleştirmen, Türk sinemasında Cingöz Recai'den yararlanıldığını düşünmektedir.