Sait Faik, hayatı ve insanları seven biriydi. Fakat o aynı zamanda görmeyi bilen ve gördüğünü anlatma gücüne sahip bir yazardı. İnce bir dikkati vardı. "Bir gün kahvede ağaca asılı bir dülger balığı gördüm." "Bir gün balıkçı kahvesinin önündeki yarısı kırmızı, yarısı beyaz çiçek açan akasyanın dalına asılmış bir dülger balığı gördüm." diyor. O sadece dülger balığını değil, dülger balığının asılı olduğu kahvenin bir balıkçı kahvesi olduğunu ve önündeki ağacın yarısı kırmızı yarısı beyaz çiçek açan bir akasya ağacı olduğunu da görüyor ve biliyor. Bu parçada Sait Faik'in hangi yönü vurgulanmıştır?
A) Ayrıntılara takılıp kaldığı
B) Güçlü bir gözlem yeteneği olduğu
C) Yaşamı ve insanları çok sevdiği
D) Konularını günlük hayattan seçtiği
E) Dilinin çok sade ve açık olduğu