Ahmet Kabaklı, şiir hakkında şöyle diyor: "Şiir tarif edilemez, şiiri tarife girersek her şiiri ayrı ayrı tanımlamak gerekir." Şiir, tarife sığmaz. Tarif yaparsanız sonra bakarsınız ki o tarife yüzde yüz zıt olan nefis bir şiir dikilmiş karşınıza, mahcup olursunuz. Şu hâlde her şiir ancak kendi kendisini tarif edebilir. Ancak bazı büyük şairlerimizin kimi mısraları şiir tarifı yerine de geçebilir. Mesela Yunus Emre'nin: "Kişi bile söz demini / Demeye sözün kemini / İki cihan cehennemini / Bal ile yağ ede bir söz" mısralarını, yine Fuzuli'nin: "Aşk imiş her ne var âlemde / İlm bir kıyl ü kâl imiş ancak" dizelerini şiirin hem özü hem özeti olarak alabiliriz. Aşağıdakilerden hangisi bu parçadaki düşünceyi destekler niteliktedir?
A) Şiirimizin aslında eskisi ve yenisiyle bir bütün olduğu unutulmamalıdır.
B) Kültürel gelişmeler, Türk şiirinin gelişmesinde ve değişmesinde önemli rol oynamıştır.
C) Şiirin her okur tarafından kabul edilebilecek kesinlikte bir tanımının yapılması mümkündür.
D) Türk şiirinin kilometre taşı olarak kabul edilen isimleri okumadan nitelikli şiirler kaleme alınamaz.
E) Şiiri anlamak ve onun tarifini yapmak, oldukça güç hatta olanaksız bir uğraş içine girmektir.