"Şiir her kavimde tabiîdir. Rû-yı arza ne kadar milel ve akvâm gelmiş ise cümlesinin kendilerine mahsûs şiirleri var idi. Osmanlıların şiiri acaba nedir? Necâtî ve Bâkî ve Nef'î divanlarında gördüğümüz bahr-i remel ve hezecten mahbûn ve mahbess kasâ'id ve gazeliyyât ve kıt'aât ve mesneviyyât mıdır? Yoksa Hoca ve Itrî gibi musikî-şinâsânın rabt-ı makâmât eyledikleri Nedim ve Vâsif şarkıları mıdır? Hayır! Bunların hiçbirisi Osmanlı şairi değildir zirâ görülür ki bu nazımlarda Osmanlı şairleri şuarâ-yı İran'a ve İranlılar dahi Araplara taklîd ile melez bir şey yapılmıştır. ... Hayır! Bizim tabiî olan şiirimiz taşra halkı ile İstanbul ahâlisinin avâmı beyninde hâlâ durmaktadır. Bizim şiirimiz hani şâ'irlerin nâ-mevzûn diye beğenmedikleri avâm şarkıları ve taşralarda ve çöğür şairleri arasında deyiş ve üçleme ve kaya başı ta'bir olunan nazımlardır." Bu parça, içerdiği düşünce açısından aşağıdaki eserlerin hangisinde yer almış olabilir?
A) Şiir Hakkında Bazı Mülahazalar
B) Harabat
C) Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi
D) Talim-i Edebiyat
E) Şiir ve İnşa