Bahar gelmişti. Uçsuz bucaksız tarlalar, renk cümbüşü içindeydi. Her yerde sarı, kırmızı, mavi çiçekler açmıştı; doğanın geçiş töreni başlamıştı: açık, berrak gökyüzü, türlü renkte ve kokuda çiçekler, çiçeklere konup kalkan renk renk kelebekler, gelinliğini giymiş ağaçlar, ağaçlarda çeşit çeşit nağmelerle bahara hoş geldin diyen kuşlar... Bu güzelliklerle mest olmuş bir şekilde coşup, baharın güzelliklerini içine çekerek bir süre yürüdü; dere kenarında oyalandı. Biraz ileride yaşlı bir çınar ağacı görünce onun serin gölgesine oturdu. Şimdi hafif bir rüzgâr, çiçeklerin birbirinden farklı rayihalarını getiriyordu. Birdenbire uzaklardan gelen bir kaval sesi duydu. Bu ses; kuşların cıvıltısına, arıların vızıltısına karışıyordu. Bu parçanın anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Pekiştirilmiş sözcükler vardır.
B) Mecazlı söyleyişe yer vermiştir.
C) İnsana özgü özellikler doğaya aktarılmıştır.
D) Betimleyici bir yol izlenmiştir.
E) Sayıp dökmelere yer verilmiştir.