Victor Hugo kitaplarında kırk bin değişik kelime kullanmış. Bu müthiş bir başarı. Bazı yazarlarda bu sayı birkaç bine düşer, bazılarında daha da aza. Yazarın kültürü zayıfladıkça dili de tutuk, güdük ve kısır olmaya başlar. Bugün gazetelerde kullanılan Türkçe kelime sayısı herhâlde binli sayılarla ancak ifade edilebilir. O da geniş bir kültür birikimine sahip, çok boyutlu yazarlarda. Konuşma dilinde ise durumumuz içler acısı. Bu alanda kullanılan kelime sayısı birkaç yüze düşüyor. Aynı kelimeler içinde dönüp duruyor Türkçe. Gençler kelime yerine anlamsız sesler çıkarmayı tercih ediyorlar. "Hoop, uaah, laaaan, heeeeeyt!" gibi seslerle iletişim kurmaya çalışıyorlar. Dünyayı kullandıkları bu dilin sınırları kadar kavrıyorlar. Dinledikleri şarkıların sözleri de böyle. Zaten sayıları az olan Türkçe kelimeler, yanlış kullanımlarıyla zihinlere yerleştiriliyor. Bir şarkı: "Jest oldum!" diyor. Bir başkası, "Seni tek geçerim bu âlemde!" nakaratını tekrarlıyor. Bunların hangisi Türkçe? Bu parçadan çıkarılabilecek en kapsamlı yargı aşağıdakilerin hangisidir?
A) Yazarlar dilin yaşaması ve gelişmesindeki en önemli konuma sahiptirler.
B) Bir dilin geleceği hakkında tahmin yürütmek istiyorsanız kaç sözcüğün aktif kullanıldığına bakın.
C) Bir dili güçlü yapan en önemli unsur onu konuşanların onu ne kadar sahiplendiğidir.
D) İnsan kullandığı sözcüklerin niteliği kadar düşünür ve kendisini ifade eder.
E) Bir dilin en önemli zenginliği dili konuşanlar tarafından kullanılan sözcük sayısıdır.