Anadolu'da insanlar susar ya da susmak zorunda kalırlarsa o zaman renkler, çizgiler dile gelir, konuşur. Buna "sessizlik içinde sesler" diyebilirsiniz. Sevdiğine sarı bir yağlık gönderenin sevdası yeğindir, sararıp solmadadır. Yeşil murattır, sevgiliye ulaşır; mavi umuttur, beyaz mutluluğu, siyah üzüntüyü söyleşir. Al giyenin gönlü dolu, mor giyenin çoktur malı. Anadolu süslemelerindeki çizgilerin, şekillerin, desenlerin de dili vardır; her biri ayrı birer anlam taşır. Anadolu kadını, tezgâhının, gergefinin başına oturmaya görsün, bir kitap dokur, bu kitabı ancak o dilden anlayan okur. Dokuduğu kitap, halıdan kilime, uçkurdan peşkire renk renk, sayfa sayfa açılır. Anadolu'nun çeşitli bitkileri bu renklerdedir. Kırmızı mı gerek kaynatırlar kızılçam kabuğunu, kara mazıyı, sütleğeni, doğu çınarını, işte size tutam tutam kırmızı. Sarı mı istiyorsunuz, papatya çiçeğinden, yeşil yabani naneden, kahverengi ceviz kabuğundan? Daha başka otlar, kökler çeşit çeşit renk verir. Yıllar yılı solmayan, güneşe, suya dayanıklı boyalar, Anadolu'nun geleneksel boyalarıdır. Bu parçaya verilebilecek en uygun başlık aşağıdakilerden hangisidir?
A) Renklerin Uyumu
B) Anadolu İnsanı ve Renkler
C) Duyguların Rengi
D) Anadolu'nun Renkliliği
E) Renklerin Anlamı