Biri ülke topraklarının kaybını önlemek, bir başkası için ülkesinde istihdam yaratmak, başka biri için bilgi yaymak, lösemili çocuklara yardım etmek, kendini hayvanlara adamak gibi her şey olabilir bir amacı olan küçük insanlar. Bu yazdıklarım için "Böyle hayat amacı mı olur?" diyebilirsiniz. Bir için hiçbir önem taşımayan bir amaç bir başkası için çok şey ifade eder. Hayrettin Karaca'yı hepimiz için değerli kılan şey hayat amacının ve ormanlarını koruma amacı, işi ve hayatıyla ilgili yaşadıklarının sonunda onu ayakta tutan yegâne güçtür, diye düşünüyorum. Hayatına bir amaç yükleyen birisini tanıdım ben. Kendisini işe yaramaz bir avukat olarak gören birisiydi. Çok varlıklı bir aileden geliyordu ve anne babasının gurur kaynağıydı. En iyi okullarda okumuş, avukatlık ruhsatını almış ve çok önemli insanlar tanıyordu. Fakat iyi bir avukat olarak kendisini kanıtlaması gerekiyordu. Babasının yardımını ve sosyal çevresini kullanmadan başarmak istiyordu bunu. Ancak mahkeme salonunda bıraktığı ilk izlenim korkunçtu. Karşı tarafın gücünden o kadar korkmuştu ki büyük bir yenilgiye uğradı. Kendisini bitkin hissettiği bir anda kendisinden çok daha kötü durumda olan insanlar olduğunu fark etti ve işte o zaman, sorununu nasıl çözeceğini düşünmeye başladı. En sonunda hayata dair bir amacının olmadığını fark etti, amacını belirleyip bu doğrultuda daha disiplinli çalışmaya başladı. Yıllar sonra geldiği noktaya kendisi de inanamadı. Bu parçada anlatılanlar ile aşağıdakilerden hangisi arasında bir ilişki kurulamaz?
A) Başkaları için fedakârlık yapmak ve iyilikle bulunmak bizim daha mutlu insan olmamızı sağlayacaktır.
B) Önemsiz de olsa küçük de görünse herkesin hayata dair bir amacı olmalıdır.
C) Başkasına değersiz görünen amacı olan bir davranmış, bazıları için hayati derecede önemli olabilmektedir.
D) Bir amaca odaklanarak hayatınızı yaşamanız sizi daha başarılı kılacaktır.
E) Hayata dair bir amaç belirlerken çevrenizin etkisini göz ardı edemezsiniz.