Yazar: – Yaşar Kemal, çocukluğundan itibaren, okuryazar değilken bile şiirler söylermiş. Sonra folklor çalışmaları yapmış; röportajlar, hikâyeler, romanlar yazmış. Yani Abdi Ağa'nın zulmünü anlattığı roman onun ilk eseri değil. Aklıma gelmişken bu romanı Rusçaya 1959'da Nâzım Hikmet çevirmiştir. Araştırmacı: – Evet, 1955'te yayımlanan bu romandan önce ilk öykü kitabını 1952'de yayımladı. Gerçi ben onu henüz okumadım. Son dönemde onun daha çok röportajlarıyla ilgiliyim. Şu elimdeki kitap da onun röportaj türündeki eserlerinden biri. Yazar: – Romanlarıyla da bir misyonu üstlendi. Çukurova insanının acısını, ezilmişliğini, sömürüyü, kan davasını, ağalık ve toprak sorununu yalnız Türkiye'ye değil bütün dünyaya tanıttı. Ancak yeni aldığım romanında Çukurova dışına çıktığını, deniz insanını konu aldığını da gördüm. Araştırmacı: – Çok yönlü bir sanatçı olduğu açık. "Benim çabam bu romanda destan atmosferini çağdaş romanda denemekti." dediği romanında sözlü edebiyat geleneğinden yararlanmasını buna kanıt gösterebilirim. Bu diyaloğa göre I. Nâzım Hikmet'in 1959'da Rusçaya çevirdiği Yaşar Kemal romanının adı İnce Memed'dir. II. Araştırmacı, Yaşar Kemal'in Sarı Sıcak adlı eserini henüz okumamıştır. III. Yazarın yeni aldığı roman, Al Gözüm Seyreyle Salih olabilir. IV. Araştırmacı, son bölümde sözünü ettiği duruma Ağrı Dağı Efsanesi adlı romanı örnek gösterebilir. V. Araştırmacının elinde şu an bulunan kitap Yer Demir Gök Bakır olabilir. ifadelerinden hangisi söylenemez?
A) I
B) II
C) III
D) IV
E) V