"Çaya batırılmış madeleine kurabiyesi" metaforuyla edebiyatın zihinlerde en çok yer eden simgesel yiyeceğine isim babalığı yapan Marcel Proust'un romanı Kayıp Zamanın İzinde, neredeyse bitip tükenmez bir yeme-içme silsilesidir. (I) Guermantes'ların veya Verdurin'lerin evlerinde, yüksek sosyal katmanlara mensup kişiler sürekli bir şeyler yer içerler ve tabii ki bu arada yaptıkları dedikoduları da yiyip içtiklerine katık ederler. (III) Tek bir şeyin bile gözden kaçırılmadığı titiz bir ayrıntı düşkünlüğüyle zengin sofralarına, o sofraların adap ve usullerine, doğru ve yanlışlarına dair detaylı açıklamalar yapan Proust, dönemin yaşamından bir kesit sunar okuruna. (IV) Ziyafetin kaynağı olan mutfağa, yemek hazırlıklarına, buharda sebze tariflerine, pasta kalıplarına döndüğündeyse daha alt sınıfların kapılarını aralar, ziyafeti kuranların dünyasını aydınlatır. (V) Proust'ta; yeme-içmeye ilişkin herhangi bir betimleme, geçmişi yeniden canlandırmaya, ana karakteri çocukluğunda yaşadığı zengin evin koridorlarına taşımaya yönelik söylemin dolaylı bir anlatımı da olabilir. Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
A) I
B) II
C) III
D) IV
E) V