Durgun denizin minik dalgacıkları üzerinde, güneşin altın gibi ışıldadığı pırıl pırıl bir sabahtı. Sahilden bir mil uzaklıkta

Durgun denizin minik dalgacıkları üzerinde, güneşin altın gibi ışıldadığı pırıl pırıl bir sabahtı. Sahilden bir mil uzaklıkta, denizi kucaklarcasına ilerleyen bir balıkçı teknesi, martılara kahvaltı zamanının geldiğini haber veriyordu. Binlerce martı, bir lokma yiyecek için mücadeleye girişmişti bile. İşte zor bir gün daha başlıyordu. Sahil ve teknenin çok ötesinde, bir martı, tek başına uçuş çalışmaları yapıyordu. Bir hayli yükseldiğinde perdeli ayaklarını indiriyor, gagasını kaldırıyor ve ona acı veren bir kavisi oluşturabilmek için kanatlarını iyice geriyordu. Bu kavisi oluşturabilirse daha yavaş uçabilecekti. Şimdi rüzgâr hafifçe yüzünü yalıyordu. Hemen altındaki uçsuz bucaksız deniz neredeyse hareketini yitirmişti ve o sanbki havada asılı kalmış gibi yavaşlamıştı. Bütün dikkatini toplayarak gözlerini kıstı, nefesini tuttu ve zorladı. Bir... Tek... Biraz daha... Hadi... Yüksel... Şimdi kavis... Yoo hayır... Derken bütün tüyleri birbirine karıştı, hızı kesildi ve düştü. Tekrar bir kavis oluşturabilmek için kanatlarını gerdi. Yavaş yavaş uçuyordu ki yine hızı kesildi ve düşecek gibi oldu. Hiç utanmadı bundan. Bu parça ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Farklı duyularla ilgili ayrıntılara yer verilmiştir.
B) İnsandan doğaya aktarma yapılmıştır.
C) Benzetmeden yararlanılmıştır.
D) Yinelemelelere yer verilmiştir.
E) Örnekten yararlanılmıştır.

Durgun denizin minik dalgacıkları üzerinde, güneşin altın gibi ışıldadığı pırıl pırıl bir sabahtı. Sahilden bir mil uzaklıkta
✓ Doğru cevap
E) Örnekten yararlanılmıştır.

Öğretmenin Çözümü

Türk Öğretmeni · Tahta öğretmen çözümü

Çözümün yazılı anlatımı

Farklı duyular: "Işıldadığı" kelimesi görme duyusuna, "rüzgarın yüzünü yalaması" ise dokunma duyusunu hitap ediyor. Bu vardır. İnsandan doğaya aktarma (Kişileştirme): Bir teknenin denizi kucaklaması veya bir martının utanması insana özgü özelliklerin doğaya aktarılmasıdır. Bu da vardır. Benzetme: Güneşin altın gibi ışıldadığı derken gibi edatıyla güneş altına benzetilmiştir. Bu da vardır. Yinelemeler: Pırıl pırıl, yavaş yavaş gibi ikilemeler yineleme örneğidir. Bu metin bir iddiayı kanıtlamak için örnekler sıralamıyor. Örneklendirme daha çok öğretici veya tartışmacı metinlerde karşımıza çıkar. Metinde betimleyici ve öyküleyici bir anlatım hakimdir. Doğru cevap E seçeneğidir. Başarılar...

Benzer Sorular

Nötronun kütlesi 1,0086654 ± 4,3x10⁻⁷ atomik kütle I birimidir. Hakiki kütlesi, karbon-12'nin
Nötronun kütlesi 1,0086654 ± 4,3x10⁻⁷ atomik kütle I birimidir. Hakiki kütlesi, karbon-12'nin

1/12'si kadardır. Bu kütle de 1,6604x10⁻²⁴ gramdır. Nötronun yarıçapı II 1,37x10⁻¹³…

Türkiye bir sıcak ülke Güneşi kocaman bir nar Dağı dağ, denizi deniz İnsanı insanca bakar Uzar yanık
Türkiye bir sıcak ülke Güneşi kocaman bir nar Dağı dağ, denizi deniz İnsanı insanca bakar Uzar yanık

türkülerle Yayla kokuşlu ırmaklar Bu dizelerde Türkiye ile ilgili I. İklimsel II. Beşerî…

Aşağıdakilerden hangisinde altı çizili olarak verilen sözcüğün aynı türde sesteşi vardır?
Aşağıdakilerden hangisinde altı çizili olarak verilen sözcüğün aynı türde sesteşi vardır?
Geriatri, yaşlılığa bağlı olarak oluşan sağlık sorunlarını ve bunların tedavilerini inceler. Kronik
Geriatri, yaşlılığa bağlı olarak oluşan sağlık sorunlarını ve bunların tedavilerini inceler. Kronik

hastalıkların tedavisindeki gelişmeler ve buna paralel ortalama yaşam beklentisinin…

Geniş bir odanın kapıya yakın olan köşesindeki yüksekçe bir yerde Aşkî Efendi oturuyordu. Onun
Geniş bir odanın kapıya yakın olan köşesindeki yüksekçe bir yerde Aşkî Efendi oturuyordu. Onun

elinde kalın, baş tarafı kırık bir asa vardı. Biraz daha dikkatlice bakılınca I II III…

Barbie ve Oppenheimer, vizyondaki dördüncü haftalarında da ABD gişesinde liste başı olmayı
Barbie ve Oppenheimer, vizyondaki dördüncü haftalarında da ABD gişesinde liste başı olmayı

sürdürüyor; hafta sonu 34 milyon dolar gişe hasılatı elde eden Barbie'nin Amerika'daki…

Orhun kitabelerinde geçen; "Üstte mavi gök çökmedikçe, altta yağız yer delinmedikçe; ey Türk
Orhun kitabelerinde geçen; "Üstte mavi gök çökmedikçe, altta yağız yer delinmedikçe; ey Türk

milleti, ilini ve töreni kim bozabilir?" ifadesine bakılarak; I. ulusçu bir anlayışa sahip…

Demokrasi, vatandaşların sadece oy kullanması ve siyasi süreçlere aktif katılımıyla işlerlik
Demokrasi, vatandaşların sadece oy kullanması ve siyasi süreçlere aktif katılımıyla işlerlik

kazanır. Sivil toplum kuruluşlarında görev almak, yerel yönetim kararlarını takip etmek ve…

Masallar; anlatıldıkları coğrafyanın iklimine, yemek kültürüne ve insanların günlük uğraşlarına göre
Masallar; anlatıldıkları coğrafyanın iklimine, yemek kültürüne ve insanların günlük uğraşlarına göre

sürekli bir değişim ve dönüşüm içerisindedir. Örneğin Hindistan'da anlatılan bir masalda…

Sömürge yönetimindeki Hindistan'ın Agra Şehrinde soylu I bir ailede dünyaya gelen Sir Seyyid Ahmed
Sömürge yönetimindeki Hindistan'ın Agra Şehrinde soylu I bir ailede dünyaya gelen Sir Seyyid Ahmed

Han, Doğu Hindistan Şirketinde görev yaptığı yıllarda İngiliz hükümeti II III ile yakın…